Tevrat’ta Kuran’a Uygun Sevgi Sözleri

Giriş

Küçük bir çocuk ırk ayrımını, nefreti, öfkeyi; dininden, kültüründen, milletinden dolayı insanları sınıflandırmayı, insanlara zulmetmenin mantığını bilmez; çünkü her çocuk sevgi fıtratıyla doğar. Nefret, sonradan öğrenilen bir beladır; şeytanın bir tuzağıdır. Şeytan, insanın nefsindeki zayıf noktaları kullanarak ona hayatının her aşamasında az veya çok nefret etmeyi öğretir. Başlangıçta sadece sevmeyi ve fedakarlık yapmayı bilen masum çocuk, zaman içinde kendisine öğretilen nefret hissiyle sevgisizleşir, ruhsuzlaşır, yaşama sevincini kaybetmiş bir varlığa dönüşebilir. Ne acıdır ki şu anda dünya, büyük ölçüde sevgisiz insanların hakimiyeti altındadır.

Bunun bir sebebi vardır: Bu dünya hayatı, bir imtihan alanı, iyilerle kötülerin ilmi anlamda mücadele yeridir. İşte bu nedenle Allah, tarih boyunca peygamberler göndermiş, bunun karşısında da sürekli kötülüğü yaymaya çalışan deccaller olmuştur. İçinde bulunduğumuz ahir zaman ise özel bir zamandır. Dünyanın son kurtarıcısı olan Hz. Mehdi (as)’ın (Kral Mesih-Moşiyah) zuhur vaktidir. İşte bu dönem, deccalin sinsi mücadelesini yoğunlaştırdığı, Mehdi taraftarlarını kendince yenilgiye uğratmak için çaba gösterdiği bir dönemdir. Bunu gerçekleştirebilmek için deccal, insanları en önemli hayat damarlarından vurmaya, onları sevgiden uzaklaştırmaya çalışmaktadır.

Deccal, insanları sevgisiz, ruhsuz ve nefret dolu hale getirmek üzere yola çıkmış; samimi iman edenler dışında da bu sözünü yerine getirmiştir. Fakat artık son söz, Hz. Mehdi (as)’ındır.

Deccal ve onun sistemi, mutlaka yenilgiye uğratılacaktır. Ahir zaman, deccalin tüm tuzaklarının bozulacağı ve deccaliyetin tamamen yok edileceği zamandır. Deccalin oluşturduğu korkunç sevgisiz sistem sona erecek ve Allah’ın istediği ve beğendiği sevgi ve muhabbet ortamı dünyaya yayılacaktır. Yüce Rabbimiz bunu, Hz. Mehdi (as)’ı vesile ederek yapmak istemektedir. İşte bu nedenle Hz. Mehdi (as) taraftarı olan tüm sevgi insanları, buna ortam hazırlamak için her zamankinden daha fazla çaba içinde olmalıdırlar.

Sevginin özü, bizlere Kutsal Kitaplarla tanıtılmıştır. Kuran’da, Tevrat’ta ve İncil’de, kainatın sevgi temeli üzerine yaratıldığını sürekli olarak görürüz. Sevgi, Allah’tan bir nurdur. Kalplerin, bedenin, ruhun en büyük ihtiyacıdır. Allah’ın yarattığı güzellikleri görebilmenin bir anahtarıdır. Allah’ı anlayıp takdir edebilmenin bir yoludur. Dünyadaki imtihanın sırrı, sevgiyi kavramakla anlaşılabilir. Deccali sistemi yenebilmenin yolu ise, ancak ve ancak, sevgi insanlarının ittifakıyla mümkündür.

İşte bu nedenle Kutsal Kitaplarda Rabbimiz’in sevgi çağrısına dikkat vermek gerekmektedir. Yüce Rabbimiz, Kuran’ı “kendisinden önceki kitapları doğrulayıcı olarak gönderdiğini” belirtmektedir. Bu gerçeğin vurgulandığı ayetlerden bir tanesi şöyledir:

O (Allah), sana Kitab’ı hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat’ı ve İncil’i de indirmişti. (Al-i İmran Suresi, 3)

Kuran’da sevgi övüldüğü gibi, Kuran’ın doğruladığı önceki kitaplar olan Tevrat ve İncil’in korunmuş bölümlerinde de sevgi yüceltilmekte ve teşvik edilmektedir.

Okuyacağınız bu kitapta Tevrat’ın değişmeden kalmış bölümlerinde yer alan, Kuran ile mutabık çeşitli Tevrat pasajlarından faydalanma imkanı bulacaksınız. Bilindiği gibi Tevrat’ın bazı bölümleri, hiç değişmeden günümüze kadar gelmiştir ve Allah’ın sözü olması nedeniyle Kuran ile oldukça benzer bölümler içermektedir. Dolayısıyla okuyacağınız bu bölümler, içerdiği hikmet ve zenginlikten de anlaşılacağı gibi, Yüce Rabbimiz’in sözüdür.

Vicdanını kullanan iyi insanlar, bu sözlerin gösterdiği anlamı düşünmeli ve sevgiyi yaşamak ve sürekli ayakta tutabilmek için iyilerle daima ittifak içinde olmalıdırlar. Deccalin oyununu bozmalı, deccal nefreti körükledikçe, sevginin taraftarı olarak ön plana çıkmalıdırlar. Allah’ı sevmenin güzelliğini kavramalı ve yanlış inanç sistemlerini ilmi olarak yok ederek, Allah aşığı topluluklar meydana getirmelidirler. Unutulmamalıdır ki, gerçek Allah sevgisini yaşayan az sayıda insan bile, dünyayı değiştirmeye yeterlidir. Kuşkusuz tüm güç, Yüce Allah’a aittir.

Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah’ındır. Allah, her şeyi kuşatandır. (Nisa Suresi, 126)

ADNAN OKTAR: Allah Kuran’da, İncil ve Tevrat tamamen geçersiz demiyor. Kuran, İncil ve Tevrat konusunda hakemlik yapıyor. İncil ve Tevrat’ın Kuran’a uygun bölümleri geçerlidir. Tevrat Mehdi’yi binlerce yıl önce çok detaylı anlatmıştır. Müslümanların İncil ve Tevrat’ı da okuması, onların hakkında bilgi sahibi olması gerekir. İncil ve Tevrat’ın Kuran’a uygun bölümleri geçerlidir. (Adnan Oktar’ın 12 Şubat 2017 tarihli A9 TV programından)

Tevrat ve İncil’in bozulmamış hükümleri geçerlidir ve bir çok Kuran ayetinde Tevrat ve İncil’e gönderme vardır. (Adnan Oktar’ın 17 Şubat 2017 tarihli A9 TV programından)

Tevrat’ta Kuran’a Uygun Sevgi Sözleri 1/3

Allah İman Edenleri Sever ve Onlara Merhamet Eder

Ama Beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağa sevgi gösteririm. (Mısır’dan Çıkış, 20:6; Yasa’nın Tekrarı, 5:10)

… “Ben Rab’bim” dedi, “Rab, acıyan, lütfeden, tez gazaplanmayan, sevgisi engin … Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, isyanlarını, günahlarını bağışlarım…” (Mısır’dan Çıkış, 34:6-7)

Borazan çalanlarla ezgiciler tek ses halinde Rab’be şükredip övgüler sunmaya başladılar. Borazan, zil ve çalgıların eşliğinde seslerini yükselterek Rab’bi şöyle övdüler: “Rab iyidir; sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.” (2. Tarihler, 5:13)

“Rab’bin sevgisi hiç tükenmez, merhameti asla son bulmaz; her sabah tazelenir onlar, sadakatin büyüktür.” (Ağıtlar, 3:22-23)

Rab’be övgüler, şükranlar sunarak ezgi okudular: “Rab iyidir; İsrail’e sevgisi sonsuzdur.” (Ezra, 3:11)

Dert verse de, büyük sevgisinden ötürü yine merhamet eder. (Ağıtlar, 3:32)

Çünkü Sen doğru kişiyi kutsarsın, ya Rab, çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın. (Mezmurlar, 5:12)

Gel, ya Rab, kurtar beni. Yardım et sevginden dolayı. (Mezmurlar, 6:4)

Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim. (Yeremya, 31:3)

Ben Senin sevgine güveniyorum, yüreğim kurtarışınla coşsun. Ezgiler söyleyeceğim Sana, ya Rab, çünkü iyilik ettin bana. (Mezmurlar, 13:5-6)

Rab’be övgüler olsun, kuşatılmış bir kentte. Sevgisini bana harika biçimde gösterdi. … Rab’bi sevin, ey O’nun sadık kulları! Rab kendisine bağlı olanları korur. (Mezmurlar, 31:21-23)

Rab’bin sevgisi yeryüzünü doldurur. (Mezmurlar, 33:5)

Ya Rab, sevgin göklere, sadakatin gökyüzüne erişir. Doğruluğun ulu dağlara benzer, adaletin uçsuz bucaksız enginlere. İnsanı da, hayvanı da koruyan Sensin, ya Rab. Sevgin ne değerli, ey Allah’ım! Kanatlarının gölgesine sığınır insanoğlu. Evindeki bolluğa doyarlar, zevklerinin ırmağından içirirsin onlara. Çünkü yaşam kaynağı Sensin, Senin ışığınla aydınlanırız. (Mezmurlar, 36:5-9)

Çünkü sevgin göklere erişir, sadakatin gökyüzüne ulaşır. (Mezmurlar, 57:10-11)

Övgüler olsun Allah’a, çünkü duamı geri çevirmedi, sevgisini benden esirgemedi. (Mezmurlar, 66:20)

Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin. Çünkü bana sevgin büyüktür, canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın. (Mezmurlar, 86:5, 13)

Oysa Sen, ya Rab, sevecen, lütfeden … sevgisi ve sadakati bol olan Allah’sın. (Mezmurlar, 86:15)

Ey bütün uluslar, Rab’be övgüler sunun! Ey bütün halklar, O’nu yüceltin! Çünkü bize beslediği sevgi büyüktür, Rab’bin sadakati sonsuza dek sürer. Rab’be övgüler sunun! (Mezmurlar, 117:1-2)

“Ayağım kayıyor” dediğimde, sevgin ayakta tutar beni, ya Rab. (Mezmurlar, 94:18)

Rab sevecen ve lütfedendir, tez gazaplanmaz, sevgisi engindir. … Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse, Kendisinden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür. … Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa, Rab de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır … Ama Rab kendisinden korkanları sonsuza dek sever, antlaşmasına uyan ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır. (Mezmurlar, 103:8, 11, 13, 17-18)

Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur … Şükretsinler Rab’be sevgisi için, insanlar yararına yaptığı harikalar için! … Aklı olan bunları göz önünde tutsun, Rab’bin sevgisini dikkate alsın. (Mezmurlar, 107:1, 21, 43)

Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur. (Mezmurlar, 118:29)

Ey İsrail, Rab’be umut bağla! Çünkü Rab’de sevgi, tam kurtuluş vardır. (Mezmurlar, 130:7)

Sağ elin beni kurtarır. Ya Rab, her şeyi yaparsın benim için. Sevgin sonsuzdur, ya Rab, elinin eserini bırakma! (Mezmurlar, 138:7-8)

Allah’ınız Rab’be dönün. Çünkü Rab lütfeder, acır, tez gazaplanmaz, sevgisi engindir, cezalandırmaktan vazgeçer. (Yoel, 2:13)

Beni sevenleri Ben de severim. Gayretle arayan Beni bulur. (Süleymanın Özdeyişleri, 8:17)

Ya Rab, sevecenliğini ve sevgini anımsa; çünkü onlar öncesizlikten beri aynıdır … Rab’bin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır. Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için. (Mezmurlar, 25:6, 10)

Rab’be övgüler olsun, Kuşatılmış bir kentte. Sevgisini bana harika biçimde gösterdi. (Mezmurlar, 31:21)

Sonsuza dek Allah’ın sevgisine güvenirim. Sürekli Sana şükrederim yaptıkların için, sadık kullarının önünde umut bağlarım, çünkü adın iyidir. (Mezmurlar, 52:8-9)

Yüce Allah’a, benim için her şeyi yapan Allah’a sesleniyorum. Gökten gönderip beni kurtaracak, beni ezmek isteyenleri azarlayacak, sevgisini, sadakatini gösterecektir. (Mezmurlar, 57:2-3)

Rab’bin sevgisini sonsuza dek ezgilerle öveceğim, sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim. Sevgin sonsuza dek ayakta kalır diyeceğim… (Mezmurlar, 89:1-2)

Sabah bizi sevginle doyur, ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım. (Mezmurlar, 90:14)

Şükredin O’na, adına övgüler sunun! Çünkü Rab iyidir, Sevgisi sonsuzdur. Sadakati kuşaklar boyunca sürer. (Mezmurlar, 100:4-5)

Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım… (Mezmurlar, 101:1)

Gökten yağan ateşi ve tapınağın üzerindeki Rab’bin görkemini gören İsrailliler avluda yüzüstü yere kapandılar; Rab’be tapınarak O’nu övdüler: “Rab iyidir; sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.” (2. Tarihler, 7:3)

Kâhinler yerlerini almışlardı. Kral Davut’un Rab’bi övmek için yaptırdığı ve “Rab’bin sevgisi sonsuza dek kalıcıdır” diyerek överken kullandığı çalgıları alan Levililer de yerlerini almıştı. Levililer’in karşısında duran kâhinler borazanlarını çalıyorlardı. Bu sırada bütün İsrailliler ayakta duruyordu. (2. Tarihler, 7:6)

Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur. “Sonsuzdur sevgisi!” desin İsrail halkı. “Sonsuzdur sevgisi!” desin Harun’un soyu. “Sonsuzdur sevgisi!” desin Rab’den korkanlar … Allah’ım sensin, şükrederim sana, Allah’ım sensin, yüceltirim seni. (Mezmurlar, 118:1-4, 28)

… Rab lütfeder, acır, tez gazablanmaz, sevgisi engindir, cezalandırmaktan vazgeçer. (Yoel, 2:13)

Rab kendisini bekleyenler, O’nu arayan canlar için iyidir. (Ağıtlar, 3:25)

ADNAN OKTAR: “Ey doğru insanlar, Rabbe sevinçle haykırın.” Nasıl? Sevinçle. Niye? İmanından dolayı sevinçle haykırıyor. Kim seviliyor? Allah seviliyor da onun için. “Dürüstlere onu övmek yaraşır.” Eğer dürüstseniz Allah’ı övün, büyüklüğünü söyleyin, tenzih edin, münezzeh olduğunu söyleyin, tesbih yapın. Yani subhanAllah, subhanAllah subhanAllah. Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, büyüksün Ya Rabbi, Allahuekber.

“Bak bağnazlara cevap; “Lir çalarak Rabbe şükredin. On telli çenk işliğinde onu ilahilerle övün.” Sazlarla. Bak, Aleviler onu keşfetmiş helal olsun. “Doyulur mu, doyulur mu, canana kıyılır mı?” şahane. “On telli çenk eşliğinde onu ilahilerle övün. “Helal olsun Alevi kardeşlerimize. Bak buradaki beş bin yıllık hükmü kaldırmamışlar. Sazla Allah’ı övüyorlar, bayağı güzel. Peygamberimiz (sav)’i övüyorlar. “İlahilerle övün.” Kimi? Allah’ı. “Ona yeni bir ezgi söyleyin.” Sürekli aynı sözleri söylemeyin bak “yeni bir ezgi.” Düşünüp düşünüp nasıl böyle insan sevgililerine şarkı söylüyorlar, sürekli şarkı meydana geliyor, Allah’a da çok güzel yeni yeni ezgiler yapın diyor. Mesela biri bitsin biri başlasın, biri bitsin biri başlasın. Allah’ı öven çok fazla ezgi yapın. Ezgiyi yaptıracak olan kimdir? Allah. “Sevinç çığlıklarıyla sazınızı konuşturun.” Ağlasın saz diyor, kanun inlesin. Neyle? Sevinç çığlıklarıyla tekbir getireceksin. Allah diye bağıracaksın, aşka geleceksin. Sevinç çığlığı dediği, “Aşka gelin” diyor. Anlaşıldı mı? Mesela Hz. Davut (as) aşka gelip oynamaya başlıyor Allah aşkıyla. “Onu kınamak istediler” diyor, Hz. Davut (as) hiç kale almıyor. Neyle? Allah aşkıyla oynuyor, “coşkuyla oynuyordu” diyor, maşaAllah, “en öndeydi” diyor, inşaAllah. (30 Ekim 2014, A9 TV)

İman Edenler Allah’ı Sever

Allah’ınız Rab’bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz. (Yasanın Tekrarı, 6:5)

Bugün size Allah’ınız Rab’bi sevmeyi, yollarında yürümeyi, buyruklarına, kurallarına, ilkelerine uymayı buyuruyorum. Öyle ki… Allah’ınız Rab tarafından kutsanasınız. (Yasa’nın Tekrarı, 30:16)

Allah’ınız Rab’bin Allah olduğunu bilin. O güvenilir Allah’tır. Kendisi’ni sevenlerin, buyruklarına uyanların … antlaşmasına bağlı kalır. (Yasa’nın Tekrarı, 7:9)

Allah’ınız Rab’bi sevmek, bütün yüreğinizle, bütün canınızla O’na kulluk etmek için bugün size bildirdiğim buyruklara iyice kulak verirseniz, Rab ülkenize ilk ve son yağmuru vaktinde yağdıracak… (Yasa’nın Tekrarı, 11:13-14)

Ey göklerin Allah’ı Rab! Yüce ve görkemli Allah! Seni sevenlerle, buyruklarına uyanlarla yaptığın antlaşmaya bağlı kalırsın. (Nehemya, 1:5)

… O’nu (Allah’ı) bütün yüreğinizle, bütün canınızla sevesiniz ve yaşayasınız. (Yasa’nın Tekrarı, 30:6)

Allah’ınız Rab’bi sevin… (Yasa’nın Tekrarı, 30:20)

… Allah’ınız Rab Kendisi’ni bütün yüreğinizle, bütün canınızla sevip sevmediğinizi anlamak için sizi sınamaktadır. (Yasa’nın Tekrarı, 13:3)

Rab’bi sevin, ey O’nun sadık kulları! Rab Kendisi’ne bağlı olanları korur… (Mezmurlar, 31:23)

Ey her şeye egemen Rab, ne kadar severim konutunu!… İçim çekiyor, yüreğim, bütün varlığım Sana, yaşayan Allah’a sevinçle haykırıyor. (Mezmurlar, 84, 1-2)

… Allah’ınız Rab sizden ne istiyor? Yalnız şunu istiyor: Allah’ınız Rab’den korkun, O’nun yollarında yürüyün, O’nu sevin; bütün yüreğinizle, bütün canınızla O’na kulluk edin; üzerinize iyilik gelsin diye bugün size bildirdiğim buyruklarına, kurallarına uyun. (Yasa’nın Tekrarı, 10:12-13)

Allah’ınız Rab’bi sevin. Uyarılarına, kurallarına, ilkelerine, buyruklarına her zaman uyun. (Yasa’nın Tekrarı, 11:1)

Uymanız için size bildirdiğim bu buyrukları eksiksiz yerine getirir, Allah’ınız Rab’bi sever, yollarında yürür, O’na bağlı kalırsanız… (Yasa’nın Tekrarı, 11:22)

Allah’ınız Rab’bi sevmek, her zaman O’nun yollarında yürümek için bugün size bildirdiğim bütün bu buyruklara uyarsanız, Allah’ınız Rab atalarınıza içtiği ant uyarınca sınırınızı genişletir. (Yasanın Tekrarı, 19:8-9)

Allah’ınız Rab’bi sevin, sözüne uyup O’na bağlanın. Rab yaşamınızdır; kendilerine vereceğine ilişkin atalarınız İbrahim’e, İshak’a, Yakup’a söz verdiği ülkede uzun yaşamanızı sağlayacaktır. (Yasanın Tekrarı, 30:20)

Rab’bin kulu Musa’nın size verdiği buyrukları ve Kutsal Yasa’yı yerine getirmeye çok dikkat edin. Allah’ınız Rab’bi sevin, tümüyle gösterdiği yolda yürüyün, buyruklarını yerine getirin, O’na bağlı kalın, O’na candan ve yürekten hizmet edin. (Yeşu, 22:5)

Bunun için Allah’ınız Rab’bi sevmeye çok dikkat edin. (Yeşu, 23:11)

Yeşu, “Öyleyse şimdi aranızdaki yabancı ilahları atın. Yüreğinizi İsrail’in Allah’ı Rab’be verin” dedi. (Yeşu, 24:23)

Rab’be dedim ki, “Efendim Sensin. Senden öte mutluluk yok benim için.” (Mezmurlar, 16:2)

Çünkü sevgini hep göz önünde tutuyor, Senin gerçeğini yaşıyorum ben … Severim, ya Rab, yaşadığın evi, görkeminin bulunduğu yeri. (Mezmurlar, 26:3, 8)

Geyik akarsuları nasıl özlerse, canım da seni öyle özler, ey Allah’ım! Canım Allah’a, yaşayan Allah’a susadı. Ne zaman görmeye gideceğim Allah’ın yüzünü? … Allah’a umut bağla, çünkü O’na yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Allah’ımdır. Gündüz Rab sevgisini gösterir, gece ilahi söyler, dua ederim yaşamımın Allah’ına. Allah’a umut bağla, Çünkü O’na yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Allah’ımdır. (Mezmurlar, 42:1-2, 5, 8, 11)

Senin sevgin yaşamdan iyidir, bu yüzden dudaklarım Seni yüceltir. Ömrümce Sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım. Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım Sana, şakıyan dudaklarla ağzım Sana övgüler sunacak. Yatağıma uzanınca Seni anarım, gece boyunca derin derin Seni düşünürüm. Çünkü Sen bana yardımcı oldun, kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm. Canım Sana sımsıkı sarılır, sağ elin bana destek olur. (Mezmurlar, 63:3-8)

Rab’bi seviyorum, Çünkü O feryadımı duyar. Bana kulak verdiği için, yaşadığım sürece O’na sesleneceğim. (Mezmurlar, 116: 1-2)

Bense bol sevgin sayesinde, kutsal tapınağına gireceğim; oraya doğru saygıyla eğileceğim… (Mezmurlar, 5:7)

… “Ayağım kayıyor” dediğimde, sevgin ayakta tutar beni, ya Rab. Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların (Senin huzur ve güvenlik duygusu indirmen) gönlümü sevindirir … Rab bana kale (sığınağım, tek yardımcım, dostum) oldu, Allah’ım sığındığım kaya oldu … (Mezmurlar, 94:18, 19, 22)

 Allah’ınız Rab’de sevinç bulun, coşun… (Yoel, 2:23)

…. Sevinç duyuyorum [Senin] öğütlerini izlerken, sanki benim oluyor bütün hazineler. Koşullarını derin derin düşünüyorum, yollarını izlerken. Zevk alıyorum kurallarından, sözünü unutmayacağım. (Mezmurlar, 119:14-16)

İman Edenler Allah’a İçten Bağlı Ve Yakındır

Allah’ınız Rab’den korkun, O’na kulluk edin. O’na bağlı kalın ve O’nun adıyla ant için. (Yasa’nın Tekrarı, 10:20)

Doğruluk ekin kendiniz için, sevgi meyveleri biçin… Çünkü Rab’be yönelme zamanıdır… (Hoşea, 10:12)

Allah’ın Rab’be dön… Dualarla gidin, Rab’be dönün, O’na, “Bağışla bütün suçlarımızı” deyin, “Lütfet, kabul et bizi…” (Hoşea, 14:1-2)

Bu yüzden Allah’ına dön sen, sevgiye, adalete sarıl, sürekli Allah’ını bekle. (Hoşea, 12:6)

Rab Kendisi’ne yakaran, içtenlikle yakaran herkese yakındır. (Mezmurlar, 145:18)

Ey canım, yalnız Allah’ta huzur bul, çünkü umudum O’ndadır. (Mezmurlar, 62:5)

Ya Rab, bütün varlığımla Sana yaklaşıyorum. (Mezmurlar, 25:1)

Bugünkü gibi O’nun kurallarına göre yaşamak ve buyruklarına uymak için bütün yüreğinizi Allah’ımız Rab’be adayın. (1. Krallar, 8:61)

Beni sevenleri Ben de severim, gayretle arayan Beni bulur. (Süleyman Özdeyişleri, 8:17)

Allah’ınız Rab’bin ardınca yürüyün, O’ndan korkun. Buyruklarına uyun, O’nun sözüne kulak verin. O’na kulluk edin, O’na bağlı kalın.(Yasa’nın Tekrarı, 13:4)

Allah’ınız Rab’bi sevin, sözüne uyup O’na bağlanın. Rab yaşamınızdır… (Yasa’nın Tekrarı, 30:20)

Bugüne dek yaptığınız gibi, Allah’ınız Rab’be sımsıkı bağlı kalın. (Yeşu, 23:8)

Yüreklerinizi Rab’be adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın. (Yasa’nın Tekrarı, 10:16)

Bulma fırsatı varken Rab’bi arayın, yakındayken O’na yakarın. (Yeşaya, 55:6)

Bütün yüreğimle Sana yöneliyorum, izin verme buyruklarından sapmama! Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için. Övgüler olsun Sana, ya Rab, bana kurallarını öğret. Ağzından çıkan bütün hükümleri dudaklarımla yineliyorum. (Mezmurlar, 119:10-13)

RAB diyor ki, … bütün yüreğinizle Bana dönün. Giysilerinizi değil, yüreklerinizi paralayın ve Allah’ınız RAB’be dönün. Çünkü RAB lütfeder, acır, tez gazablanmaz, sevgisi engindir, cezalandırmaktan vazgeçer. (Yoel, 2:12-13)

İman Edenler Allah’ı Sevinçle Anıp Yüceltir

O zaman Allah’ın sunağına, neşe, sevinç kaynağım Allah’a gideceğim ve Sana, ey Allah’ım, Allah’ım benim, lirle şükredeceğim. (Mezmurlar, 43:4)

Ey bütün uluslar, el çırpın! Sevinç çığlıkları atın Allah’ın onuruna! Ne müthiştir yüce Rab, bütün dünyanın ulu Kralı. (Mezmurlar, 47:1-2)

Bense gücün için sabah ezgiler söyleyecek, sevgini sevinçle dile getireceğim. Çünkü sen bana kale, sıkıntılı günümde sığınak oldun. Gücüm sensin, seni ilahilerle öveceğim. Çünkü kalem, beni seven Allah sensin. (Mezmurlar, 59:16-17)

Ey bütün dünya, Rab’be sevinç çığlıkları yükseltin! O’na neşeyle kulluk edin, sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna! Bilin ki Rab Allah’tır. Bizi yaratan O’dur, biz de O’nunuz … Kapılarına şükranla, avlularına övgüyle girin! Şükredin O’na, adına övgüler sunun! Çünkü Rab iyidir, sevgisi sonsuzdur. Sadakati kuşaklar boyunca sürer. (Mezmurlar, 100:1-5)

Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, sevinç ezgileri okusunlar yataklarında! (Mezmurlar, 149:5)

Kullarım mutluluk içinde ezgiler söyleyecek, ama siz yürek acısından feryat edecek, Ezik bir ruhla haykıracaksınız. (Yeşaya, 65:14)

Sevdiği Yakup’un gururu olan mirasımızı O seçti bizim için. Rab Allah, sevinç çığlıkları, boru sesleri arasında yükseldi. Ezgiler sunun Allah’a, ezgiler; Çünkü Allah bütün dünyanın kralıdır, maskil sunun! Çünkü Allah’a aittir yeryüzü kralları. O çok yücedir. (Mezmurlar, 47:4-9)

Rab’bin sevgisini sonsuza dek ezgilerle öveceğim, Sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim. Sevgin sonsuza dek ayakta kalır diyeceğim, sadakatini gökler kadar kalıcı kıldın … Ya Rab, gökler över harikalarını, kutsallar topluluğunda övülür sadakatin … Ya Rab, her şeye egemen Allah, Senin gibi güçlü Rab var mı? Sadakatin çevreni sarar … Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu. (Mezmurlar, 89:1-2, 5, 8, 14)

İman Edenler Allah’ın Emirlerine Severek ve Zevk Alarak Uyar

Krallığımda yaşayan yerliler, sürgün oldukları yerlerde sağ kalmış olanlara altın, gümüş, mal ve hayvanlar sağlamakla birlikte Yeruşalim’deki Allah’ın Evi’ne gönülden sunular sunsun. (Ezra, 1:4)

… Allah’ınız Rab’bi sevin, tümüyle gösterdiği yolda yürüyün, buyruklarını yerine getirin, O’na bağlı kalın, O’na candan ve yürekten hizmet edin. (Yeşu, 22:5)

Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken, sanki benim oluyor bütün hazineler. Koşullarını derin derin düşünüyorum. Yollarını izlerken. Zevk alıyorum kurallarından. Sözünü unutmayacağım. Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, sözüne uyayım. Gözlerimi aç, yasandaki harikaları göreyim… (Mezmurlar, 119:14-18)

Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, günahkârların yolunda durmaz, alaycıların arasında oturmaz. Ancak zevkini Rab’bin Yasası’ndan alır ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür. (Mezmurlar, 1:1-2)

Sıkıntıya, darlığa düştüm, ama buyrukların benim zevkimdir. Öğütlerin sonsuza dek doğrudur; bana akıl ver ki, yaşayayım. (Mezmurlar, 119:143-144)

Rab’bin Yasası yetkindir, cana can katar, Rab’bin buyrukları güvenilirdir, saf adama bilgelik verir, Rab’bin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, Rab’bin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır. Rab korkusu paktır, sonsuza dek kalır, Rab’bin ilkeleri gerçek, tamamen adildir. Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır. (Mezmurlar, 19:7-10)

Rab’bin işleri büyüktür, onlardan zevk alanlar hep onları düşünür. (Mezmurlar, 111:2)

Önderler toplanıp beni kötüleseler bile, ben kulun Senin kurallarını derin derin düşüneceğim. Öğütlerin benim zevkimdir. Bana akıl verirler. (Mezmurlar, 119:23-24)

Senin buyruklarından zevk alıyor, onları seviyorum. Saygı ve sevgi duyuyorum buyruklarına. Derin derin düşünüyorum kurallarını. (Mezmurlar, 119:47-48)

Ben kuluna verdiğin söz uyarınca, sevgin beni avutsun. Sevecenlik göster bana, yaşayayım, çünkü Yasa’ndan zevk alıyorum. (Mezmurlar, 119:76-77)

Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, çektiğim acılardan yok olurdum. Koşullarını asla unutmayacağım, çünkü onlarla bana yaşam verdin. Kurtar beni, çünkü Seninim, Senin koşullarına yöneldim. Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben Senin öğütlerini inceliyorum. Ne kadar severim yasanı! Bütün gün düşünürüm onun üzerinde. Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar. Çünkü her zaman aklımdadır onlar. Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım. Çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum. Yaşlılardan daha bilgeyim. Çünkü Senin koşullarına uyuyorum. Sakınırım her kötü yoldan, Senin sözünü tutmak için. Ayrılmam hükümlerinden, çünkü bana Sen öğrettin. Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma, baldan tatlı geliyor ağzıma! Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum. (Mezmurlar, 119:92-104)

Bu yüzden Senin buyruklarını, altından, saf altından daha çok seviyorum; koyduğun koşulların hepsini doğru buluyorum. (Mezmurlar, 119:127-128)

Harika öğütlerin var, bu yüzden onlara candan uyuyorum. Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar. Saf insanlara akıl verir. Ağzım açık, soluk soluğayım, çünkü buyruklarını özlüyorum… Sen adilsin, ya Rab, Hükümlerin doğrudur. Buyurduğun öğütler doğru ve tam güvenilirdir. Gayretim beni tüketti. Çünkü düşmanlarım unuttu Senin sözlerini. Sözün çok güvenilirdir. Kulun onu sever. (Mezmurlar, 119:129-131,137-140)

İman Edenler Allah Sevgisinden ve İmandan Kaynaklanan Coşku İçindedir

Bense bol sevgin sayesinde, kutsal tapınağına gireceğim; Oraya doğru saygıyla eğileceğim … Sevinsin Sana sığınan herkes, sevinç çığlıkları atsın sürekli, kanat ger üzerlerine; sevinçle coşsun adını sevenler Sende. (Mezmurlar, 5:7,11)

Ya Rab, bütün yüreğimle Sana şükredeceğim. Yaptığın harikaların hepsini anlatacağım. Sende sevinç bulacak, coşacağım. Adını ilahilerle öveceğim, ey Yüceler Yücesi! (Mezmurlar, 9:1-2)

Gözümü Rab’den ayırmam. Sağımda durduğu için sarsılmam. Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, bedenim güven içinde. Çünkü Sen beni ölüler diyarına terk etmezsin, sadık kulunun çürümesine izin vermezsin. Yaşam yolunu bana bildirirsin. Bol sevinç vardır Senin huzurunda, sağ elinden mutluluk eksilmez. (Mezmurlar, 16:8-11)

O zaman Allah’ın sunağına, neşe, sevinç kaynağım Allah’a gideceğim ve Sana, ey Allah’ım, Allah’ım benim, lirle şükredeceğim.(Mezmurlar, 43:4)

Ey bütün uluslar, el çırpın! Sevinç çığlıkları atın Allah’ın onuruna! Ne müthiştir yüce Rab, bütün dünyanın ulu Kralı. (Mezmurlar, 47:1-2)

Ey Allah’ım, Sensin benim Allah’ım, Seni çok özlüyorum. Canım Sana susamış, kurak, yorucu, susuz bir diyarda, bütün varlığımla Seni arıyorum… (Mezmurlar, 63:1)

Senin sevgin yaşamdan iyidir, bu yüzden dudaklarım Seni yüceltir. Ömrümce Sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım. Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım Sana. Şakıyan dudaklarla ağzım Sana övgüler sunacak. Yatağıma uzanınca Seni anarım, gece boyunca derin derin Seni düşünürüm. Çünkü Sen bana yardımcı oldun, kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm. Canım Sana sımsıkı sarılır, sağ elin bana destek olur. (Mezmurlar, 63:3-8)

Ey her şeye egemen Rab, ne kadar severim konutunu! Canım Senin avlularını özlüyor, içim çekiyor. Yüreğim, bütün varlığım Sana, yaşayan Allah’a sevinçle haykırıyor. Kuşlar bile bir yuva, kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer buldu Senin sunaklarının yanında. Ey her şeye egemen Rab, Kralım ve Allah’ım! Ne mutlu senin evinde oturanlara. Seni sürekli överler! (Mezmurlar, 84:1-4)

Hanna şöyle dua etti: “Yüreğim Rab’de bulduğum sevinçle coşuyor; Gücümü yükselten Rab’dir. Düşmanlarımın karşısında övünüyor, kurtarışınla seviniyorum! Kutsallıkta Rab’bin benzeri yok. Evet, Senin gibisi yok, ya Rab! Rabbimiz gibi dayanak yok.” (1. Samuel, 2:1-2)

İman Edenler Birbirlerini Sever ve Birbirlerinin Velisidir

Herşeye egemen Rab diyor ki, “Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin.” (Zekeriya, 7:9)

Korkmanıza gerek yok, size de çocuklarınıza da bakacağım. “Yüreklerine dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi.” (Yaratılış, 50:21)

Rab Harun’a, “Çöle, Musa’yı karşılamaya git” dedi. Harun gitti, onu Tanrı Dağı’nda karşılayıp öptü. (Mısır’dan Çıkış, 4:27)

Lavan, yeğeni Yakup’un geldiğini duyunca, onu karşılamaya koştu. Ona sarılıp öptü, evine getirdi. Yakup bütün olanları Lavan’a anlattı. Lavan, “Sen benim etim, kemiğimsin” dedi. (Yaratılış, 29:13-14)

Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü … Esav, “Benim yeterince malım var, kardeşim” dedi, “Senin malın sana kalsın.” Yakup, “Olmaz, eğer sevgini kazandımsa, lütfen armağanımı kabul et” diye karşılık verdi, “Senin yüzünü görmek Allah’ın yüzünü görmek gibi. Çünkü beni kabul ettin. Lütfen sana gönderdiğim armağanı al. Allah bana öyle iyilik yaptı ki, her şeyim var.” Armağanı kabul ettirinceye kadar diretti. (Yaratılış, 33:4,9-11)

Bir kardeşin yoksullaşır, muhtaç duruma düşerse, ona yardım etmelisin… (Levililer, 25:35)

Kardeşinin eşeğini, giysisini ya da yitirdiği başka bir şeyini gördüğünde, aynı biçimde davranacaksın. Görmezlikten gelmeyeceksin. Kardeşinin eşeğini ya da sığırını yolda düşmüş gördüğünde, görmezlikten gelme. Hayvanı ayağa kaldırması için kesinlikle kardeşine yardım edeceksin. (Yasa’nın Tekrarı, 22:3-4)

… Öyle ki, yoksul kardeşinize karşı eli sıkı davranıp ona yardım etmekten kaçınmayasınız… Ona bol bol verin, verirken yüreğinizde isteksizlik olmasın. Bundan ötürü Allah’ınız Rab bütün işlerinizde ve el attığınız her şeyde sizi kutsayacaktır. … ülkenizde yaşayan kardeşlerinize, yoksullara, gereksinimi olanlara eli açık davranmanızı buyuruyorum.” (Yasa’nın Tekrarı, 15:9-11)

Herkes komşusuna yardım ediyor, kardeşine, “Güçlü ol” diyor. (Yeşaya, 41:6)

Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz, ışığınız tan gibi ağaracak, çabucak şifa bulacaksınız… (Yeşaya, 58:7-8)

“Evlerinize büyük servetle, çok sayıda hayvanla, altın, gümüş, tunç, demir ve çok miktarda giysiyle dönün” dedi, “düşmanlarınızdan elde ettiğiniz ganimeti kardeşlerinizle paylaşın.” (Yeşu, 22:8)

Nehemya da, “Gidin, yağlı yiyip tatlı için” dedi, “Hazırlığı olmayanlara da bir pay gönderin. Çünkü bugün Rabbimiz için kutsal bir gündür… Böylece herkes yiyip içmek, yiyeceklerini başkalarıyla paylaşmak ve büyük şenlik yapmak üzere evinin yolunu tuttu. Çünkü kendilerine okunanları anlamışlardı. (Nehemya, 8:10-12)

Ama Davut’la giden adamlardan kötü ve değersiz olanların tümü, “Madem bizimle birlikte gitmediler, geri aldığımız yağmadan onlara hiçbir pay vermeyeceğiz” dediler, “Her biri yalnız karısıyla çocuklarını alıp gitsin.” Ama Davut, “Hayır, kardeşlerim!” dedi, “Rab’bin bize verdikleri konusunda böyle davranamayız! O bizi korudu ve bize saldıran akıncıları elimize teslim etti. Sizin bu söylediklerinizi kim kabul eder? Savaşa gidenle eşyanın yanında kalanın payı aynıdır. Her şey eşit paylaşılacak!” O günden sonra Davut bunu İsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi. (1. Samuel, 30:22-23, 25)

Allah Kendisine Güvenenlerin Velisidir

Hanna şöyle dua etti: “Yüreğim Rab’de bulduğum sevinçle coşuyor; gücümü yükselten Rab’dir. Düşmanlarımın karşısında övünüyor, kurtarışınla seviniyorum! Kutsallıkta Rab’bin benzeri yok. Evet, Senin gibisi yok, ya Rab! Rabbimiz gibi dayanak yok. (1. Samuel, 2:1-2)

Seni seviyorum, gücüm Sensin, ya Rab! Rab benim kayam, sığınağım, kurtarıcımdır. Allah’ım, kayam, sığınacak yerimdir. Kalkanım, güçlü kurtarıcım, korunağımdır! Övgüye değer Rab’be seslenir, kurtulurum düşmanlarımdan. … Beni huzura kavuşturdu, kurtardı, çünkü benden hoşnut kaldı. Rab doğruluğumun karşılığını verdi. Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Çünkü Rab’bin yolunda yürüdüm, Allah’tan uzaklaşarak kötülük yapmadım. (Mezmurlar, 18:1-3,19-21)

Kötülerin acısı çoktur, Ama Rab’be güvenenleri O’nun sevgisi kuşatır. Ey doğru insanlar, sevinç kaynağınız Rab olsun, coşun; ey yüreği temiz olanlar, hepiniz sevinç çığlıkları atın! (Mezmurlar, 32:10-11)

Canım yalnız Allah’ta huzur bulur, kurtuluşum O’ndan gelir. Tek kayam, kurtuluşum, kalem O’dur, asla sarsılmam… Ey canım, yalnız Allah’ta huzur bul, çünkü umudum O’ndadır. Tek kayam, kurtuluşum, kalem O’dur, sarsılmam. Kurtuluşum ve onurum Allah’a bağlıdır. Güçlü kayam, sığınağım O’dur. Ey halkım, her zaman O’na güven, içini dök O’na, Çünkü Allah sığınağımızdır…Zorbalığa güvenmeyin, yağma malla övünmeyin; varlığınız artsa bile, ona gönül bağlamayın… Güç Allah’ındır, sevgi de Senin, ya Rab! Çünkü Sen herkese yaptığının karşılığını verirsin. (Mezmurlar, 62:1-12)

Senin sevgin yaşamdan iyidir, bu yüzden dudaklarım Seni yüceltir. Ömrümce Sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım. Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım Sana. Şakıyan dudaklarla ağzım Sana övgüler sunacak. Yatağıma uzanınca Seni anarım, gece boyunca derin derin Seni düşünürüm. Çünkü Sen bana yardımcı oldun, kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm. Canım Sana sımsıkı sarılır, sağ elin bana destek olur. (Mezmurlar, 63:3-8)

Ya Rab, barınak oldun bize kuşaklar boyunca. Dağlar var olmadan, daha evreni ve Dünya’yı yaratmadan, öncesizlikten sonsuzluğa dek Allah Sensin. (Mezmurlar, 90:1-2)

Kötülerin acısı çoktur, ama Rab’be güvenenleri O’nun sevgisi kuşatır. Ey doğru insanlar, sevinç kaynağınız Rab olsun, coşun; ey yüreği temiz olanlar, hepiniz sevinç çığlıkları atın! (Mezmurlar, 32:10-11)

Çünkü Rab’bin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar. Doğruluğu, adaleti sever, Rab’bin sevgisi yeryüzünü doldurur. Gökler Rab’bin sözüyle… yaratıldı. Deniz sularını bir araya toplar, engin suları ambarlara depolar. Bütün yeryüzü Rab’den korksun, dünyada yaşayan herkes O’na saygı duysun. Çünkü O söyleyince, her şey var oldu; O buyurunca, her şey belirdi. Rab ulusların planlarını bozar, halkların tasarılarını boşa çıkarır. Ama Rab’bin planları sonsuza dek sürer… Ne mutlu Allah’ı Rab olan ulusa… Rab… bütün insanları görür… Yeryüzünde yaşayan herkesi gözler. Herkesin yüreğini yaratan, yaptıkları her şeyi tartan O’dur. Ne büyük ordularıyla zafer kazanan kral var ne de büyük gücüyle kurtulan yiğit. Zafer için at boş bir umuttur, büyük gücüne karşın kimseyi kurtaramaz. Ama Rab’bin gözü Kendisi’nden korkanların, sevgisine umut bağlayanların üzerindedir; böylece onları ölümden kurtarır, kıtlıkta yaşamalarını sağlar. Umudumuz Rab’dedir, yardımcımız, kalkanımız (koruyanımız) O’dur. O’nda sevinç bulur yüreğimiz, çünkü O’nun kutsal adına güveniriz… Umudumuz Sen’de, sevgin üzerimizde olsun, ya Rab! (Mezmurlar, 33:4-22)

Allah kalkan gibi yanıbaşımda, temiz yüreklileri O kurtarır. (Mezmurlar 7:10)

Esenlik içinde yatar uyurum, çünkü yalnız Sen, ya Rab, güvenlik içinde tutarsın beni. (Mezmurlar, 4:8)

Allah Sevdiği Kullarını Arındırır

Tümüyle yıka beni suçumdan, arıt beni günahımdan. (Mezmurlar, 51:2)

… Yüreğini kötülükten arındır ki, kurtulasın. Ne zamana dek yüreğinde kötü düşünceler barındıracaksın? (Yeremya, 4:14)

Yakup ailesine ve yanındakilere, “Yabancı ilahlarınızı atın” dedi, “Kendinizi arındırıp giysilerinizi değiştirin.” (Yaratılış, 35:2)

Artık putlarıyla, iğrenç uygulamalarıyla, isyanlarıyla kendilerini kirletmeyecekler. Onları yerleştikleri, içinde günah işledikleri yerlerden kurtarıp arındıracağım… (Hezekiel, 37:23)

Birçokları kendilerini arıtıp temizlenecek, lekesiz duruma gelecek, ama kötüler kötülük etmeyi sürdürecek. Kötülerin hiçbiri anlamayacak, bilgeler anlayacak. (Daniel, 12:10)

Elleri pak, yüreği temiz olan, gönlünü putlara kaptırmayan, yalan yere ant içmeyen. Rab kutsar böylesini, kurtarıcısı Allah aklar. O’na yönelenler… İşte böyledir. (Mezmurlar, 24:4-6)

… Kirliliklerinden, isyanlarından, bütün günahlarından arındıracak. Buluşma Çadırı için de aynı şeyi yapacak. Çünkü kirli insanların arasında bulunuyor. (Levililer, 16:16)

… Ayırıp dinsel açıdan arındır. (Çölde Sayım, 8:6)

Sen bizi sınadın, ey Allah, gümüş arıtır gibi arıttın. (Mezmurlar, 66:10)

Altın ocakta, gümüş potada arıtılır, yüreği arıtansa Rab’dir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 17:3)

Üzerinize temiz su dökeceğim, arınacaksınız. Sizi bütün kirliliklerinizden ve putlarınızdan arındıracağım. (Hezekiel, 36:25)

Egemen Rab şöyle diyor: Sizi bütün günahlarınızdan arıttığım gün, kentlerinizde yaşamanızı sağlayacağım; yıkıntılar onarılacak. (Hezekiel, 36:33)

Bilgelerden kimisi tökezleyecek; öyle ki, son gelinceye dek arınıp temizlenebilsin, lekesiz duruma gelebilsinler. Çünkü son yine de belirlenen zamanda gelecek. (Daniel, 11:35)

… Günahtan ve ruhsal kirlilikten arındırmak için bir pınar açılacak. (Zekeriya, 13:1)

Oğlum, Rab’bin terbiye edişini hafife alma, O’nun azarlamasından usanma. Çünkü Rab, oğlundan hoşnut bir baba gibi, sevdiğini azarlar. (Süleymanın Özdeyişleri, 3:11-12)

İyilik Yapanlar Allah’ın Sevgisini Kazanır

Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır. (Süleymanın Özdeyişleri, 14:22)

Kötülüğe değil, iyiliğe yönelin ki yaşayasınız; böylece dediğiniz gibi, Rab, herşeye egemen Allah sizinle olur. (Amos, 5:14)

İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar. Doğru kişinin işleri yaşam ağacının meyvesine benzer, bilge kişi insanları kazanır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 11:27, 30)

Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. (Mezmurlar, 34:14)

Kötülükten kaç, iyilik yap; sonsuz yaşama kavuşursun. (Mezmurlar, 37:27)

Kendini bilge biri olarak görme, Rab’den kork, kötülükten uzak dur. Böylece bedenin sağlık ve ferahlık bulur. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 3:6-8)

Kötülükten nefret edin, iyiliği sevin… (Amos, 5:15)

Yüreğim kötülüğe eğilim göstermesin, suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım… Doğru insan bana vursa, iyilik sayılır, azarlasa, başa sürülen yağ gibidir, başım reddetmez onu. Çünkü duam hep kötülere karşıdır. (Mezmurlar, 141:4-5)

Yoksula acıyan kişi Rab’be ödünç vermiş olur, yaptığı iyilik için Rab onu ödüllendirir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 19:17)

Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek. Vay kötülerin haline! Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar. (Yeşaya, 3:10-11)

İyilikseverin yararı kendinedir, gaddarsa kendi başına bela getirir. (Süleymanın Özdeyişleri, 11:17)

Tevrat’ta Kuran’a Uygun Sevgi Sözleri 2/3

Allah’a Derin Sevgiyle Bağlı Olanlar, Sadık ve Vefalıdır

Sevgiyi, sadakati hiç yanından ayırma, bağla onları boynuna, yaz yüreğinin levhasına. Böylece Allah’ın ve insanların gözünde beğeni ve saygınlık kazanacaksın. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 3:3-4)

Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, yüreği kararsız, Allah’a sadakatsiz bir kuşak olmasınlar. (Mezmurlar, 78:8)

Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Allah’ınız Rab sizden ne istedi? (Mika, 6:8)

Sen Rab’be güven, iyilik yap, ülkede otur, sadakatle çalış. (Mezmurlar, 37:3)

Sevgiyle sadakat buluşacak, doğrulukla esenlik öpüşecek. Sadakat yerden bitecek, doğruluk gökten bakacak. (Mezmurlar, 85:10-11)

… Kendilerini sadakatle Allah’a adamışlardı. (2. Tarihler, 31:18)

Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 2:8)

Rab’bin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır, antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için. (Mezmurlar, 25:10)

Rab sadık kullarının adımlarını korur, ama kötüler karanlıkta susturulur. Çünkü güçle zafere ulaşamaz insan. (1. Samuel, 2:9)

Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak. (Yeşaya, 11:5)

Rab’bi sevin, ey O’nun sadık kulları! Rab Kendisi’ne bağlı olanları korur, büyüklenenlerin ise tümüyle hakkından gelir. (Mezmurlar, 31:23)

Çünkü Rab doğruyu sever, sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak, kötülerinse kökü kazınacak. (Mezmurlar, 37:28)

… Sadık kullarına esenlik sözü verecek, yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler. (Mezmurlar, 85:8)

Ey sizler, Rab’bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur. (Mezmurlar, 97:10)

Kahinlerin doğruluğu kuşansın, sadık kulların sevinç çığlıkları atsın… Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları. (Mezmurlar, 132:9, 16)

Bütün yapıtların Sana şükreder, ya Rab, sadık kulların Sana övgüler sunar. (Mezmurlar, 145:10)

Rab’be övgüler sunun!… Sadık kullarının toplantısında O’nu ezgilerle övün! Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!… Bütün sadık kulları için onurdur bu. (Mezmurlar, 149:1-2, 5)

Rab’bin varlığı hakkı için diyerek sadakatle, adaletle, doğrulukla ant içersen… (Yeremya, 4:2)

Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır. (Habakkuk, 2:4)

Sadık kuluna sadakat gösterir… (Mezmurlar, 18:25)

Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak. (Mezmurlar, 101:6)

Allah İman Edenlere Yardım Eder

… Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Allah, görkemin bütün yeryüzünü kaplasın! Kurtar bizi sağ elinle, yardım et, sevdiklerin özgürlüğe kavuşsun diye! (Mezmurlar, 108:5-6)

Ey sizler, Rab’bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur, onları kötülerin elinden kurtarır. (Mezmurlar, 97:10)

Rab size sevgisini göstermek ve atalarınıza ant içerek verdiği sözü yerine getirmek için güçlü eliyle sizi Mısır’dan çıkardı; köle olduğunuz ülkeden, Mısır Firavunu’nun elinden sizi kurtardı. (Yasa’nın Tekrarı, 7:8)

Seni tanıyanlar Sana güvenir, Çünkü sana yönelenleri hiç terk etmedin, ya Rab… Rab’bi ilahilerle övün! Yaptıklarını halklar arasında duyurun! (Mezmurlar, 9:10-11)

Gözümü Rab’den ayırmam, sağımda durduğu için sarsılmam. Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, bedenim güven içinde. Çünkü Sen beni ölüler diyarına terk etmezsin, sadık kulunun çürümesine izin vermezsin. Yaşam yolunu bana bildirirsin. Bol sevinç vardır senin huzurunda, sağ elinden mutluluk eksilmez. (Mezmurlar, 16:8-11)

Ya Rab, bütün varlığımla sana yaklaşıyorum, Ya Rab, yollarını bana öğret, yönlerini bildir. Bana gerçek yolunda öncülük et, eğit beni; çünkü beni kurtaran Allah Sensin. Bütün gün umudum Sende. (Mezmurlar, 25:1-4, 5)

Rab’bi sevin, ey O’nun sadık kulları! Rab kendisine bağlı olanları korur. (Mezmurlar, 31:23)

Kötülük edenlere kızıp üzülme, suç işleyenlere özenme! Çünkü onlar ot gibi hemen solacak, yeşil bitki gibi kuruyup gidecek. Sen Rab’be güven,iyilik yap. Ülkede otur, sadakatle çalış. Rab’den zevk al, O senin yüreğinin dileklerini yerine getirecektir. Her şeyi Rab’be bırak, O’na güven, O gerekeni yapar. O senin doğruluğunu ışık gibi, hakkını öğle güneşi gibi aydınlığa çıkarır. Rab’bin önünde sakin dur, sabırla bekle; kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara. (Mezmurlar, 37:1-7)

Doğruların kurtuluşu Rab’den gelir, sıkıntılı günde onlara kale olur. Rab onlara yardım eder, kurtarır onları, kötülerin elinden alıp özgür kılar, çünkü kendisine sığınırlar. (Mezmurlar, 37:39-40)

Yüce Allah’a, benim için her şeyi yapan Allah’a sesleniyorum. Gökten gönderip beni kurtaracak, beni ezmek isteyenleri azarlayacak, sevgisini, sadakatini gösterecektir. (Mezmurlar, 57:2-3)

Bense gücün için sabah ezgiler söyleyecek, sevgini sevinçle dile getireceğim. Çünkü Sen bana kale, sıkıntılı günümde sığınak oldun. Gücüm Sensin, Seni ilahilerle öveceğim, çünkü kalem, beni seven Allah Sensin. (Mezmurlar, 59:16-17)

Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin … Çünkü bana sevgin büyüktür. Canımı ölüler diyarının derinliklerinden Sen kurtardın.(Mezmurlar, 86:5, 13)

Yine de sürekli Seninleyim, sağ elimden tutarsın beni. Öğütlerinle yol gösterir, beni sonunda yüceliğe eriştirirsin. (Mezmurlar, 73:23-24)

“Beni sevdiği için onu kurtaracağım” diyor Rab, “Beni iyi tanıdığı için ona kale olacağım.” (Mezmurlar, 91:14)

Şükredin Rab’be, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur … Düşkün günlerimizde bizi anımsayana, sevgisi sonsuzdur; düşmanlarımızdan bizi kurtarana, sevgisi sonsuzdur. (Mezmurlar, 136:1,23-24)

Sıkıntı içinde Rab’be seslendim; yanıtladı, rahata kavuşturdu beni. Rab benden yana, korkmam; insan bana ne yapabilir? Rab benden yana, benim yardımcım… Rab’be sığınmak insana güvenmekten iyidir. Rab’be sığınmak soylulara güvenmekten iyidir… İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, ama Rab yardım etti bana. Rab gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni. Sevinç ve zafer çığlıkları çınlıyor doğruların çadırlarında… Rab’bin yaptıklarını duyuracağım… İşte budur Rab’bin kapısı! Doğrular girebilir oradan. Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin, kurtarıcım oldun… Rab’bin işidir bu, gözümüzde harika bir iş! Bugün Rab’bin yarattığı gündür, onun için sevinip coşalım! Ne olur, ya Rab, kurtar bizi; ne olur, başarılı kıl bizi! Kutsansın Rab’bin adıyla gelen!… Rab Allah’tır, aydınlattı bizi… (Mezmurlar, 118:5-27)

Rab sadık kullarının adımlarını korur, ama kötüler karanlıkta susturulur. Çünkü güçle zafere ulaşamaz insan. (1. Samuel, 2:9)

Allah Sevdiği Kullarını Başarıya Ulaştırır

Sıkıntıya düşersem, canımı korur, düşmanlarımın öfkesine karşı el kaldırırsın. (Mezmurlar, 138:7)

Rab yaşıyor! Kayam’a övgüler olsun! Yücelsin kurtarıcım Allah! Bunun için uluslar arasında Sana şükredeceğim, ya Rab, Adını ilahilerle öveceğim. Rab kralını büyük zaferlere ulaştırır, meshettiği krala, Davut’a ve soyuna sonsuza dek sevgi gösterir. (Mezmurlar, 18:46-50)

Sadakatim, sevgim ona destek olacak, Benim adımla gücü yükselecek. (Mezmurlar, 89:24)

Ama Sen, ya Rab, çevremde kalkansın (beni koruyansın), onurum, başımı yukarı kaldıran Sensin. (Mezmurlar, 3:3)

Süleyman, “Kulun babam Davut’a büyük iyilikler yaptın… O Sana bağlı, doğru, bütün yüreğiyle dürüst biri olarak yolunda yürüdü…” (1. Krallar, 3:6)

Öğüde kulak veren başarıya ulaşır, Rab’be güvenen mutlu olur. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 16:20)

Onlar ülkeyi kılıçla kazanmadılar, Kendi bilekleriyle zafere ulaşmadılar. Senin sağ elin, bileğin, yüzünün ışığı sayesinde oldu bu; çünkü Sen onları sevdin. (Mezmurlar, 44:3)

Yasa Kitabı’nda yazılanları dilinden düşürme. Tümünü özenle yerine getirmek için gece gündüz onu düşün. O zaman başarılı olacak ve amacına ulaşacaksın. (Yeşu, 1:8)

Allah Kendi Rızasını Gözetenleri Mutluluk İçinde Yaşatır

Ne mutlu Rab’be güvenen insana, güveni yalnız Rab olana! (Yeremya, 17:7)

Ne mutlu O’nun öğütlerine uyanlara, bütün yüreğiyle O’na yönelenlere! (Mezmurlar, 119:2)

Ne mutlu Rab’den korkana, O’nun yolunda yürüyene! (Mezmurlar, 128:1)

Ne mutlu yolları temiz olanlara, Rab’bin Yasası’na göre yaşayanlara! (Mezmurlar, 119:1)

Ne mutlu Rab’be güvenen insana, gururluya, yalana sapana ilgi duymayana. (Mezmurlar, 40:4)

Ne mutlu gücünü Sen’den alan insana!… (Mezmurlar, 84:5)

… Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! (Mezmurlar, 32:2)

Ey herşeye egemen Rab, ne mutlu Sana güvenen insana! (Mezmurlar, 84:12)

… Ne mutlu Rab’den korkan insana, O’nun buyruklarından büyük zevk alana! (Mezmurlar, 112:1)

Ne mutlu adalete uyanlara, sürekli doğru olanı yapanlara! (Mezmurlar, 106:3)

Bilgeliğe erişene, aklı bulana ne mutlu! (Süleyman’ın Özdeyişleri, 3:13)

İşte, ne mutlu Allah’ın eğittiği insana!… (Eyüp, 5:17)

Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara, ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara! (Süleyman’ın Özdeyişleri, 3:18)

Ne mutlu yolları temiz olanlara, Rab’bin yasasına göre yaşayanlara! Ne mutlu O’nun öğütlerine uyanlara, bütün yüreğiyle O’na yönelenlere! Hiç haksızlık etmezler, O’nun yolunda yürürler. … Koyduğun koşullara dikkatle uyulmasını buyurdun. Keşke kararlı olsam Senin kurallarına uymakta! Hiç utanmayacağım, bütün buyruklarını izledikçe. Şükredeceğim Sana temiz yürekle, adil hükümlerini öğrendikçe. Kurallarını yerine getireceğim. Bırakma beni hiçbir zaman! Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla. (Mezmurlar, 119:1-4, 6-9)

Öğüde kulak veren başarıya ulaşır, Rab’be güvenen mutlu olur. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 16:20)

… Rab ne iyidir, ne mutlu O’na sığınan adama! (Mezmurlar, 34:8)

… Ne mutlu Sana hizmet eden görevlilere! Çünkü sürekli bilgeliğine tanık oluyorlar. (1. Krallar, 10:8; Tarihler, 9:7)

… Ne mutlu O’na sığınanlara! (Mezmurlar, 2:12)

Ne mutlu yoksulu düşünene! Rab kurtarır onu kötü günde. (Mezmurlar, 41:1)

… Ne mutlu Allah’ı Rab olan halka! (Mezmurlar, 144:15)

… Yolumu izleyenlere ne mutlu! (Süleyman’ın Özdeyişleri, 8:32)

Adil ve doğru olanı koruyup yerine getirin… Bunu yapan insana, buna sımsıkı sarılan insanoğluna ne mutlu!... (Yeşaya 56:1-2)

Oğlum, unutma öğrettiklerimi, aklında tut buyruklarımı. Çünkü bunlar ömrünü uzatacak, yaşam yıllarını, esenliğini artıracaktır.(Süleymanın Özdeyişleri, 3:1-2)

Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, yaşam, gönenç (rahatlık) ve onur bulur. (Süleymanın Özdeyişleri, 21:21)

İman Edenlerin Hayatında İmanın, Sevginin Ve Güzel Ahlakın Bereketi Vardır

Oğlum, unutma öğrettiklerimi, aklında tut buyruklarımı. Çünkü bunlar ömrünü uzatacak, yaşam yıllarını, esenliğini artıracaktır. (Süleymanın Özdeyişleri, 3:1-2)

Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, yaşam, gönenç (rahatlık) ve onur bulur. (Süleymanın Özdeyişleri, 21:21)

“Keşke buyruklarıma dikkat etseydiniz! O zaman esenliğiniz ırmak gibi, doğruluğunuz denizin dalgaları gibi olurdu. (Yeşaya, 48:18)

… Şöyle desinler sürekli: “Kulunun esenliğinden hoşlanan Rab yücelsin!” (Mezmurlar, 35: 27)

Günahkârın peşini felaket bırakmaz, doğruların ödülüyse gönençtir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 13: 21)

Ne mutlu adalete uyanlara, sürekli doğru olanı yapanlara! … seçtiklerinin gönencini göreyim, ulusunun sevincini, kendi halkının kıvancını paylaşayım. (Mezmurlar, 106:3, 5)

Kim Rab’den korkarsa, Rab ona seçeceği yolu gösterir. Gönenç içinde yaşayacak o insan, soyu ülkeyi sahiplenecek. (Mezmurlar, 25:12-13)

İşte kral doğrulukla krallık yapacak, önderler adaletle yönetecek. O zaman adalet çöle dek yayılacak, doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak. Doğruluğun ürünü esenlik, sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır. (Yeşaya, 32:1, 16-17)

Allah Kendisinden Korkanları Sever

Rab kendisinden korkanlardan, sevgisine umut bağlayanlardan hoşlanır. (Mezmurlar, 147:11)

Ey Rab’den korkanlar, Rab’be güvenin, O’dur yardımcınız ve kalkanınız (koruyanınız)!… Küçük, büyük, Kendisi’nden korkan herkesi kutsayacak. (Mezmurlar, 115:11, 13)

Ama Rab Kendisi’nden korkanları sonsuza dek sever... (Mezmurlar, 103:17-18)

Ne mutlu Rab’den korkana, O’nun yolunda yürüyene! Emeğinin ürününü yiyeceksin, mutlu ve başarılı olacaksın… Rab’den korkan kişi böyle kutsanacak. (Mezmurlar, 128:1-4)

Allah korkusu, doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 19:23)

Rab’den korkan tam güvenliktedir… Rab korkusu yaşam kaynağıdır… (Süleyman’ın Özdeyişleri, 14:26-27)

Keşke benden korksalardı ve bütün buyruklarıma uymak için her zaman yürekten istekli olsalardı! O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi. (Yasa’nın Tekrarı, 5:29)

Rab Kendisi’ne yakaran, içtenlikle yakaran herkese yakındır. Dileğini yerine getirir Kendisi’nden korkanların… (Mezmurlar, 145:18-19)

… Ebeler Allah’tan korkan kimselerdi… Ebeler Kendisi’nden korktukları için Allah onları ev bark sahibi yaptı. (Mısır’dan Çıkış, 1:17, 21)

Rab sevecen ve lütfedendir… Kendisi’nden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür… Rab Kendisi’nden korkanlara sevecen davranır… (Mezmurlar, 103:8, 11-13)

… Rab sizden ne istiyor? Yalnız şunu istiyor: Allah’ınız Rab’den korkun, O’nun yollarında yürüyün, O’nu sevin; bütün yüreğinizle, bütün canınızla O’na kulluk edin; üzerinize iyilik gelsin diye bugün size bildirdiğim buyruklarına, kurallarına uyun. (Yasa’nın Tekrarı, 10:12-13)

… Rab’bin gözü Kendisi’nden korkanların, sevgisine umut bağlayanların üzerindedir. (Mezmurlar, 33:18)

Gelin, ey çocuklar, dinleyin beni: Size Rab korkusunu öğreteyim. Kim yaşamdan zevk almak, iyi günler görmek istiyorsa, dilini kötülükten, dudaklarını yalandan uzak tutsun. Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. (Mezmurlar, 34:11-14)

Ey Rab’den korkanlar, Rab’be güvenin, O’dur yardımcınız ve kalkanınız (koruyanınız)!… Küçük, büyük, Kendisi’nden korkan herkesi kutsayacak. (Mezmurlar, 115:11-13)

Allah Dürüstleri Sever

Süleyman, “Kulun babam Davut’a büyük iyilikler yaptın” diye karşılık verdi, “O sana bağlı, doğru, bütün yüreğiyle dürüst biri olarak yolunda yürüdü. Bugün tahtına oturacak bir oğul vermekle ona büyük bir iyilik daha yapmış oldun. (Krallar, 3:6)

Rab sapık yürekliden iğrenir, dürüst yaşayandan hoşnut kalır. (Süleymanın Özdeyişleri, 11:20)

Çünkü Rab doğrudur, doğruları sever; dürüst insanlar O’nun yüzünü görecek. (Mezmurlar, 11:7)

Dürüstlüğümden ötürü bana destek olur, sonsuza dek beni huzurunda tutarsın. (Mezmurlar, 41:12)

Doğruluğu, adaleti sever. (Mezmurlar, 33:5)

Ama doğrulara Rab destek olacak. Rab yetkinlerin her gününü gözetir, onların mirası sonsuza dek sürecek. (Mezmurlar, 37:17-18)

Çünkü Rab Allah bir güneş, bir kalkandır. Lütuf ve yücelik sağlar; dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez. Ama Rab onu kötünün eline düşürmez, yargılanırken mahkûm etmez. (Mezmurlar, 84:11)

Doğruların kurtuluşu Rab’den gelir, sıkıntılı günde onlara kale olur. Rab onlara yardım eder, kurtarır onları, kötülerin elinden alıp özgür kılar, çünkü Kendisine sığınırlar. (Mezmurlar, 37:33, 39-40)

Dürüst kişi güvenlik içinde yaşar, ama hileli yoldan giden açığa vurulacaktır … Rab’bin yolu dürüst için sığınak, fesatçı içinse yıkımdır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 10:9, 29)

Çünkü Rab doğruyu sever, sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak. (Mezmurlar, 37:28)

Çünkü Rab sapkınlardan tiksinir, ama doğruların candan dostudur. Rab kötülerin evini lanetler, doğruların oturduğu yeriyse kutsar. Rab alaycılarla alay eder, ama alçakgönüllülere lütfeder. Bilge kişiler onuru miras alacak, akılsızlara yalnız utanç kalacak. (Süleymanın Özdeyişleri, 3:32-35)

Rab yalancı dudaklardan iğrenir, ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır. (Süleymanın Özdeyişleri, 12:22)

Rab kötülerin kurbanından iğrenir, ama doğruların duası O’nu hoşnut eder. Rab kötü kişinin yolundan iğrenir, doğruluğun ardından gideni sever. (Süleymanın Özdeyişleri, 15:8-9)

Rab sapık yürekliden iğrenir, dürüst yaşayandan hoşnut kalır. (Süleymanın Özdeyişleri, 11:20)

Allah Cömert Olanları Sever

Cömert olan kutsanır, çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır. Alaycıyı kov, kavga biter; çekişme ve aşağılamalar da sona erer. Yürek temizliğini ve güzel sözleri seven, Kralın dostluğunu kazanır. (Süleymanın Özdeyişleri, 22:9-11)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! (Mezmurlar, 112:5)

… Ne mutlu mazluma lütfedene! (Süleyman’ın Özdeyişleri, 14:21)

Eli açık olan daha çok kazanır, hak yiyenin sonuysa yoksulluktur. Cömert olan bolluğa erecek, başkasına su verene su verilecek. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 11:24-25)

Kötüler ödünç alır, geri vermez; doğrularsa cömertçe verir. (Mezmurlar, 37:21)

 yoksulsa, yüreğinizi katılaştırmayın, yoksul kardeşinize eli sıkı davranmayın. Tersine, eliniz açık olsun… (Yasa’nın Tekrarı, 15:7-8)

Açgözlü kavga çıkarır, Rab’be güvenense bolluk içinde yaşar. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 28:25)

O hep cömertçe ödünç verir, soyu kutsanır. (Mezmurlar, 37:26)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! Asla sarsılmaz… (Mezmurlar, 112:5-6)

Cömert olan kutsanır, çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 22:9)

… Yoksul kardeşinize karşı eli sıkı davranıp ona yardım etmekten kaçınmayasınız… Ona bol bol verin, verirken yüreğinizde isteksizlik olmasın. Bundan ötürü Allah’ınız Rab bütün işlerinizde ve el attığınız her şeyde sizi kutsayacaktır… Ülkenizde yaşayan kardeşlerinize, yoksullara, gereksinimi olanlara eli açık davranmanızı buyuruyorum. (Yasa’nın Tekrarı, 15:7-8)

Yoksula verenin eksiği olmaz, yoksulu görmezden gelense bir sürü lanete uğrar. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 28:27)

Yoksulu ezen yoksul, ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 28:3)

Yoksula verenin eksiği olmaz, yoksulu görmezden gelense bir sürü lanete uğrar. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 28:27)

Yoksulun feryadına kulağını tıkayanın feryadına yanıt verilmeyecektir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 21:13)

Cömert olan kutsanır, çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 22:9)

Allah Merhametli Davrananları Sever

Düşmanın acıkmışsa doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın ve Rab seni ödüllendirir. (Süleymanın Özdeyişleri, 25:21-22)

Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Allah’ından korkacaksın. Rab Benim. (Levililer, 19:14)

Ak saçlı insanların önünde ayağa kalkacak, Yaşlılara saygı göstereceksin. Allah’ından korkacaksın. Rab Benim. (Levililer, 19:32)

Komşuyu hor görmek günahtır, ne mutlu mazluma lütfedene! (Süleyman’ın Özdeyişleri, 14:21)

Muhtacı ezen, kendisini Yaratan’ı hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaratan’ı yüceltir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 14:31)

Allah’ınız Rab’bin size vereceği ülkenin herhangi bir kentinde yaşayan kardeşlerinizden biri yoksulsa, yüreğinizi katılaştırmayın, yoksul kardeşinize eli sıkı davranmayın. (Yasa’nın Tekrarı, 15:7)

Zayıfın, öksüzün davasını savunun, mazlumun, yoksulun hakkını arayın. Zayıfı, düşkünü kurtarın, onları kötülerin elinden özgür kılın. (Mezmurlar, 82:3-4)

Herşeye egemen Rab diyor ki, “Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin. Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.” (Zekeriya, 7:9-10)

(Erdemli kadın) mazluma kollarını açar, yoksula elini uzatır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 31:20)

Açlar uğruna kendinizi feda eder, yoksulların gereksinimini karşılarsanız, ışığınız karanlıkta parlayacak, karanlığınız öğlen gibi ışıyacak. Rab her zaman size yol gösterecek, kurak topraklarda sizi doyurup güçlendirecek. İyi sulanmış bahçe gibi, tükenmez su kaynağı gibi olacaksınız. (Yeşaya, 58:10-11)

“Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, dul kadının umudunu kırdımsa, ekmeğimi yalnız yedim, öksüzle paylaşmadımsa, gençliğimden beri öksüzü baba gibi büyütmedimse, doğduğumdan beri dul kadına yol göstermedimse, giysisi olmadığı için can çekişen birini ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de, koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam… Mahkemede sözümün geçtiğini bilerek öksüze el kaldırdımsa, kolum omuzumdan düşsün, kol kemiğim kırılsın. Çünkü Allah’tan gelecek beladan korkarım, O’nun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam. (Eyüp, 31:16-23)

Ne mutlu yoksulu düşünene! Rab kurtarır onu kötü günde. (Mezmurlar, 41:1)

Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz, ışığınız tan gibi ağaracak, çabucak şifa bulacaksınız. Doğruluğunuz önünüzden gidecek, Rab’bin yüceliği ardındaki kuvvet olacak. (Yeşaya, 58:7-8)

Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız… Tarlanızdaki ekini biçtiğinizde, gözden kaçan bir demet olursa, almak için geri dönmeyin. Onu yabancıya, öksüze, dul kadına bırakın. Öyle ki, Allah’ınız Rab el attığınız her işte sizi kutsasın. Zeytin ağaçlarınızı dövüp ürününü topladığınızda, dallarda kalanı toplamak için geri dönmeyeceksiniz. Kalanları yabancıya, öksüze, dul kadına bırakacaksınız. Bağbozumunda artakalan üzümleri toplamak için geri dönmeyeceksiniz. Yabancıya, öksüze, dul kadına bırakacaksınız. (Yasa’nın Tekrarı, 24:17-21)

Kör olanı yoldan saptırana lanet olsun!… Yabancıya, öksüze, dul kadına haksızlık edene lanet olsun! Bütün halk, “Amin!” diyecek. (Yasa’nın Tekrarı, 27:18-19)

… Yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara vereceksiniz. Öyle ki, onlar da kentlerinizde yiyip doysunlar. Sonra Allah’ınız Rab’be, “Bana buyurduğun gibi… yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara verdim” diyeceksiniz, “Buyruklarından ayrılmadım, hiç birini unutmadım.” (Yasa’nın Tekrarı, 26:12-13)

İyilik etmeyi öğrenin, adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, öksüzün hakkını verin, dul kadını savunun.” (Yeşaya, 1:17)

Zayıfları güçlendirmediniz, hastaları iyileştirmediniz, yaralıların yarasını sarmadınız. Yolunu şaşıranları geri getirmediniz, yitikleri aramadınız. Ancak sertlik ve şiddetle onlara egemen oldunuz. (Hezekiel, 34:4)

Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır, yabancıya, öksüze, dula haksızlık etmez, burada suçsuz kanı akıtmaz… Burada, sonsuza dek atalarınıza vermiş olduğum ülkede kalmanızı sağlarım. (Yeremya, 7:5-7)

Yoksullardan adaleti esirgemek… düşkünlerin hakkını elinden almak, dulları avlamak, öksüzlerin malını yağmalamak için haksız kararlar alanların, adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline! (Yeşaya, 10:1-2)

Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine. (Mezmurlar, 106:46)

Herşeye gücü yeten Allah, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun… (Yaratılış, 43:14)

Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Allah’ından korkacaksın. (Levililer, 25:43)

Allah Doğru ve Adil Olanları Sever

Çünkü Ben Rab adaleti severim, nefret ederim soygun ve haksızlıktan. Sözümde durup hak ettiklerini verecek, onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım. (Yeşaya, 61:8)

(Rab) doğruluğu, adaleti sever, Rab’bin sevgisi yeryüzünü doldurur. (Mezmurlar, 33:5)

“Dünyada iyilik yapanın, adaleti, doğruluğu sağlayanın, Ben Rab olduğumu anlamakla ve Beni tanımakla övünsün övünen. Çünkü Ben bunlardan hoşlanırım” diyor Rab. (Yeremya, 9:24)

Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka Allah’ınız Rab sizden ne istedi? (Mika, 6:8)

Yoksulları adaletle yöneten kralın tahtı hep güvenlikte olur. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 29:14)

Doğru ve adil olanı yaparak yolumda yürümeyi oğullarına ve soyuna buyursun diye İbrahim’i seçtim… (Yaratılış, 18:19)

Ne mutlu adalete uyanlara, sürekli doğru olanı yapanlara! (Mezmurlar, 106:3)

Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, işlerini adaletle yürüten insana! Asla sarsılmaz, sonsuza dek anılır doğru insan. (Mezmurlar, 112:5-6)

Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. O zaman anlarsın her iyi yolu, neyin doğru, haklı ve adil olduğunu. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 2:8-9)

Rab Kendisi’ne kurban sunulmasından çok, doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 21:3)

Yapmanız gerekenler şunlardır: “Birbirinize gerçeği söyleyin, kent kapılarınızda esenliği sağlayan gerçek adaletle yargılayın, yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın, yalan yere ant içmekten tiksinin. Çünkü Ben bütün bunlardan nefret ederim.” böyle diyor Rab. (Zekeriya, 8:16-17)

İşte kral doğrulukla krallık yapacak, önderler adaletle yönetecek. O zaman adalet çöle dek yayılacak, doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak. Doğruluğun ürünü esenlik, sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır. (Yeşaya, 32:1, 16-17)

İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhumu onun üzerine koydum. Adaleti uluslara ulaştıracak. Bağırıp çağırmayacak, sokakta sesini yükseltmeyecek. Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak. Yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek. Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak. (Yeşaya, 42:1-5)

… Kent meydanlarını araştırın. Eğer adil davranan, gerçeği arayan bir kişi bulursanız, bu kenti bağışlayacağım. (Yeremya, 5:1)

Allah ona şöyle dedi: “Madem kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin, bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir… Herkes adil bir yönetim için Süleyman’ın Allah’tan gelen bilgeliğe sahip olduğunu anladı. (1. Krallar, 3:11-12, 28)

Tevrat’ta Kuran’a Uygun Sevgi Sözleri 3/3

İman Edenler, Sevgisi Sonsuz Olan Allah’a Şükreder

Övgüler sunun, Rab’be! Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur. (Mezmurlar, 106:1)

Şükredin O’na, adına övgüler sunun! Çünkü Rab iyidir, sevgisi sonsuzdur. Sadakati kuşaklar boyunca sürer. (Mezmurlar, 100:4-5)

Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur. Böyle desin Rab’bin kurtardıkları, düşman pençesinden özgür kıldıkları, (Mezmurlar, 107:1-2)

Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur. (Mezmurlar, 118:29)

Borazan çalanlarla ezgiciler tek ses halinde Rab’be şükredip övgüler sunmaya başladılar. Borazan, zil ve çalgıların eşliğinde seslerini yükselterek Rab’bi şöyle övdüler: “Rab iyidir; sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.” (2. Tarihler, 5:13)

Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur. “Sonsuzdur sevgisi!” desin İsrail halkı. “Sonsuzdur sevgisi!” desin Harun’un soyu. “Sonsuzdur sevgisi!” desin Rab’den korkanlar … Allah’ım Sensin, şükrederim Sana. Allah’ım Sensin, yüceltirim Seni. (Mezmurlar, 118:1-4, 28)

Şükredin Rab’be, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur; (Mezmurlar, 136:1)

… Her şeye egemen Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuza dek kalıcıdır. Çünkü ülkeyi eski gönencine kavuşturacağım” diyor Rab. (Yeremya, 33:10-11)

İman Edenler Allah’ın Sevgisi İçin Dua Eder

Göster harika sevgini, ey sana sığınanları saldırganlardan sağ eliyle kurtaran!… (Mezmurlar, 17:7)

Sürekli göster Seni tanıyanlara sevgini, yüreği temiz olanlara doğruluğunu. (Mezmurlar, 36:10)

Ya Rab, esirgeme sevecenliğini benden! Sevgin, sadakatin hep korusun beni! (Mezmurlar, 40:11)

Bana sevgini göster, ya Rab. (Mezmurlar, 119:41)

Sevgin beni avutsun. Sevecenlik göster bana, yaşayayım. (Mezmurlar, 119:76-77)

Ama benim duam sanadır, ya Rab. Ey Allahım, sevginin bolluğuyla, güvenilir kurtarışınla uygun gördüğünde yanıtla beni. (Mezmurlar, 69:13)

Ya Rab, sevgini göster bize, kurtarışını bağışla! (Mezmurlar, 85: 7)

Sabahları duyur bana sevgini, çünkü Sana güveniyorum; bana gideceğim yolu bildir, çünkü duam sanadır. (Mezmurlar, 143:8)

Allah’ın Emirleri İman Edenlerin Kalbindedir Ve Üzerinde Derin Derin Düşünürler

Allah’ın yasası yüreğindedir, ayakları kaymaz. (Mezmurlar, 37:31)

Ey Allah’ım, Senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben, yasan yüreğimin derinliğindedir. (Mezmurlar, 40:8)

Yatağıma uzanınca Seni anarım, gece boyunca derin derin Seni düşünürüm. (Mezmurlar, 63:6)

Ancak zevkini Rab’bin Yasası’ndan alır ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür. (Mezmurlar, 1:2)

Rab’bin işlerini anacağım, Evet, geçmişteki harikalarını anacağım. Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim, bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım. (Mezmurlar, 77:11-12)

Önderler toplanıp beni kötüleseler bile, ben kulun Senin kurallarını derin derin düşüneceğim. Öğütlerin benim zevkimdir, bana akıl verirler. (Mezmurlar, 119:23-24)

Ne kadar severim Yasa’nı! Bütün gün düşünürüm onun üzerinde. Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar, çünkü her zaman aklımdadır onlar. Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım, çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum. (Mezmurlar, 119:97-99)

Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım. Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, gece boyunca uyku girmiyor gözüme. (Mezmurlar, 119:147-148)

Gördüklerimi derin derin düşündüm, seyrettiklerimden ibret aldım. (Özdeyişler, 24:32)

Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken, sanki benim oluyor bütün hazineler. Koşullarını derin derin düşünüyorum, yollarını izlerken. Zevk alıyorum kurallarından, sözünü unutmayacağım. (Mezmurlar, 119:13-16)

İman Edenler Allah’a Sevgileri Nedeniyle Hiçbir Olay Karşısında Sarsılmaz Ve Üzülmez

Çünkü kral Rab’be güvenir, Yüceler Yücesi’nin sevgisi sayesinde sarsılmaz. (Mezmurlar, 21:7)

Yasa’nı sevenler büyük esenlik bulur, hiçbir şey sendeletmez onları. Ya Rab, kurtarışına umut bağlar, buyruklarını yerine getiririm. Öğütlerine candan uyar, onları çok severim. (Mezmurlar, 119:165-167)

Eğer Yasa’n zevk kaynağım olmasaydı, çektiğim acılardan yok olurdum. Koşullarını asla unutmayacağım, çünkü onlarla bana yaşam verdin. (Mezmurlar, 119:92-93)

Huzur duyunca dedim ki, “Asla sarsılmayacağım!” (Mezmurlar, 30:6)

Rab’bin yolu dürüst için sığınak, fesatçı içinse yıkımdır. Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, ama kötüler ülkede kalamaz. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 10:29-30)

… Varlığınla onu sevince boğdun. Çünkü kral Rab’be güvenir, Yüceler Yücesi’nin sevgisi sayesinde sarsılmaz. (Mezmurlar, 21:6-7)

Vali Nehemya, Kâhin ve Bilgin Ezra ve halka öğretmenlik yapan Levililer, “Bugün Allah’ınız Rab için kutsal bir gündür. Yas tutup ağlamayın”dediler. (Nehemya, 8:9)

Nehemya da, “Gidin, yağlı yiyip tatlı için” dedi, “Hazırlığı olmayanlara da bir pay gönderin. Çünkü bugün Rabbimiz için kutsal bir gündür. Üzülmeyin. Rab’bin verdiği sevinç sizi güçlü kılar.” Levililer, “Sakin olun, bugün kutsal bir gündür, üzülmeyin” diyerek halkı yatıştırdılar. Böylece herkes yiyip içmek, yiyeceklerini başkalarıyla paylaşmak ve büyük şenlik yapmak üzere evinin yolunu tuttu. Çünkü kendilerine okunanları anlamışlardı. (Nehemya, 8:10-12)

Mutlu yürek yüzü neşelendirir, acılı yürek ruhu ezer. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 15:13)

… Bana dönün, huzur bulun, kurtulursunuz. Kaygılanmayın, Bana güvenin, güçlü olursunuz… (Yeşaya, , 30:15)

… Üzülmeyin. Rab’bin verdiği sevinç sizi güçlü kılar. (Nehemya, 8:10)

Kötülük edenlere kızıp üzülme, suç işleyenlere özenme!… Rab’bin huzurunda sakin dur, sabırla bekle; kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara… Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni. (Mezmurlar, 37:1, 7-8)

Kötülük edenlere kızıp üzülme, onlara özenme. Çünkü kötülerin geleceği yok, çırası sönecek onların. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 24:19-20)

… Doğru kişi sıkıntıyı atlatır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 12:13)

İman Edenler Hayatları Boyunca Öfkelerini Yener Ve Sevgi Yolundan Ayrılmaz

Çabuk öfkelenme, çünkü öfke akılsızların bağrında barınır. (Vaiz, 7:9)

Geç öfkelenen akıllıdır, çabuk sinirlenen ahmaklığını gösterir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 14:29)

Sevgiyi, sadakati hiç yanından ayırma, bağla onları boynuna, yaz yüreğinin levhasına. Böylece Allah’ın ve insanların gözünde beğeni ve saygınlık kazanacaksın. (Süleymanın Özdeyişleri, 3:3-4)

Çabuk öfkelenen ahmakça davranır... (Süleyman’ın Özdeyişleri, 14:17)

Yöneticinin öfkesi sana karşı alevlenirse, yerinden ayrılma; çünkü serinkanlılık büyük yanlışları bastırır. (Vaiz, 10:4)

Gizlice verilen armağan öfkeyi… yatıştırır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 21:14)

Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, bilgelerse öfkeyi yatıştırır. Bilge kişiyle davası olan ahmak kızar, alay eder ve rahat vermez. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 29:8-9)

… Kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni. Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama Rab’be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. (Mezmurlar, 37:7-9)

Huysuz kişiyle arkadaşlık etme; tez öfkelenenle yola çıkma. Yoksa onun yollarına alışır, kendini tuzağa düşmüş bulursun. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 22:24-25)

Öfke zalim, hiddet azgındır… (Süleyman’ın Özdeyişleri, 27:4)

Kötülük edenlere kızıp üzülme… (Mezmurlar, 37:1)

Sevgisizlik Çekişme Getirir, Sevgi İse Bağışlayıcıdır

Nefret çekişmeyi azdırır, sevgi her suçu bağışlar. (Süleymanın Özdeyişleri, 10:12)

Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır, Rab korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır. (Süleymanın Özdeyişleri, 16:6)

Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, olayı diline dolayansa can dostları ayırır. (Süleymanın Özdeyişleri, 17:9)

Sağduyulu kişi sabırlıdır, kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 19:11)

“Bana yaptığını ben de ona yapacağım, ödeteceğim bana yaptığını” deme. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 24:29)

Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır, Rab korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 16:6)

Öç almayacaksın… Kin beslemeyeceksin. Komşunu kendin gibi seveceksin… (Levililer, 19:18)

Barışa Çağıranlar Sevgi İçinde Yaşar

Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. (Süleymanın Özdeyişleri, 12:20)

Ne iyi, ne güzeldir, birlik içinde kardeşçe yaşamak! (Mezmurlar, 133:1)

Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. (Süleyman’ın Özdeyişleri, 12:20)

Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. (Mezmurlar, 34:14)

… Ülkesi ise barış içindeydi. Çünkü Allah’ı her yandan onu esenlikle kuşatmıştı. (2. Tarihler, 20:30)

Yetkin adamı gözle, doğru adama bak, çünkü yarınlar barışseverindir. (Mezmurlar, 37:37)

Bütün dünya esenlik ve barış içinde sevinçle haykırıyor. (Yeşaya, 14:7)

Allah’ı Sevenler Yeryüzüne Mirasçı Olacaktır

Ama Rab’be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. Yakında kötünün sonu gelecek, yerini arasan da bulunmayacak. Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak. Kötü insan doğru insana düzen kurar, diş gıcırdatır. Ama Rab kötüye güler, çünkü bilir onun sonunun geldiğini. Kılıç çekti kötüler, yaylarını gerdi, mazlumu, yoksulu yıkmak, doğru yolda olanları öldürmek için. Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, yayları kırılacak. Doğrunun azıcık varlığı, pek çok kötünün servetinden iyidir. Çünkü kötülerin gücü kırılacak. (Mezmular, 37:9-17)

Rab’bin kutsadığı insanlar ülkeyi miras alacak, lanetlediği insanların kökü kazınacak. (Mezmurlar, 37:22)

Çünkü Rab doğruyu sever, sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak, kötülerinse kökü kazınacak. Doğrular ülkeyi miras alacak, orada sonsuza dek yaşayacak. (Mezmurlar, 37:28-29)

Rab’be umut bağla, O’nun yolunu tut, ülkeyi miras almak üzere seni yükseltecektir. (Mezmurlar, 37:34)

Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak. (Mezmurlar, 37:11)

… Kızıp üzülme işi yolunda olanlara, kötü amaçlarına kavuşanlara kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni. Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama Rab’be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. (Mezmurlar, 37:7-9)

Sayın Adnan Oktar Diyor ki

◉ Allah dünyayı sadece imtihan yeri olarak yarattı. Allah’ın önem verdiği konu sevgi ve dostluktur. Allah sevginin hakim olmasını istiyor.

◉ Çok fazla sevgisiz insan olması ahir zamanın tipik özelliğidir. Buna şaşırmak ahir zamanı anlamamak demektir. Sevgisizlik ruhu 2019’lara kadar devam eder. Şu an deccalin zehri insanların çoğunun üzerinde. 2019’lardan sonra sevgiyi anlayacaklar.

◉ Ahir zamanda insanların manen hasta olması şaşırılacak bir şey değil. Mümin onları tedavi etmekle yükümlü, bu da sevgiyle ve sabırla olur.

◉ Sevgisiz olmak insanın ömrünü kısaltır. Sevgisizlik vücudu kahreder. Hücrenin en ıstırap çektiği şey sevgisizliktir.

◉ Tüm dünyada sevgi kalitesizliği var. Cemaatler, gruplar birbirine karşı; hatta şehirler şehirlere dahi karşı. Bu ruh, İslam’a uygun değil.

◉ Biz sevgi için yaratıldık; öfke, kavga bunlar çok çirkin. İman edenler olarak ruhumuzu diğer ruhları mutlu etmek için görevlendirmeliyiz.

◉ Öncelikle ruhumuzla dost olup, onu eğiteceğiz ve ruhumuzu kendimizle dost hale getireceğiz. Biz ruhumuzu, ruhumuz da bizi sevecek.

◉ İkinci olarak da diğer ruhları sevdireceğiz kendimize; öfkenin ve kıskançlığın beladan başka bir şey getirmediğini ruhumuza anlatacağız.

◉ Öfke bize sadece zarar verir, kıskançlık sadece zarara sebep olur, affedicilik, sevgi bize dostlar kazandırır.

◉ Her insanın ruhu dost ve seven birini arar. Seven nasıl olur? Affedici, merhametli, akıllı, şefkatli, dengeli ve tutarlı olur.

◉ İnsan karşısındaki insanı imanla seviyor, eğer karşıdaki kişi Allah’tan korkmadığına dair alamet verirse sevginin gücü kırılır.

◉ Ahlak bozulduğunda sevgi kesiliyor ve sadece sızıntı şeklinde oluyor, güzel ahlak olduğunda ise sevgi oluk oluk akar.

Sonuç

Tevrat’ın bu hikmet dolu sözleri, Kuran ayetleriyle ve İncil’de sevgiyi öven izahlarla tam olarak benzerlik göstermektedir. Açıktır ki, Yüce Rabbimiz Allah, insanlardan Kendisi’ni, birbirlerini ve yaratılmış güzellikleri sevmelerini istemektedir. Çünkü bu muazzam kainat, Yüce Rabbimiz tarafından sevgi üzerine yaratılmıştır.

İnsanların çoğunluğunun nefreti körüklüyor olması sevgi yolu üzerinde engel değildir. Sevgi, Allah’ın istediği bir güzelliktir; yaşamın amacıdır. Dolayısıyla Allah, sevgi yanlısı bir insanın her zaman yardımcısıdır. Böyle bir insan, Allah’a karşı gerçek sevgiyi yaşadığı ve yaşattığı sürece, binlerce kişinin üzerinde bir güçtür. Ruhundaki o güzelliği yaşadığı için huzursuzluk ve sıkıntı içinde olamaz. Sevgi ile ruhunu tatmin eder. Bedeni, yüzü, hücreleri o sevginin verdiği enerji ve neşe ile can bulur, dirilir. Nefretin getirdiği karanlık, korku ve dehşet ruhundan sıyrılıp gider. Bu kişi için yaşadıklarını hayra yormak, dinç bir beyin ile rahat ve mutlu yaşamak ve olaylara çözüm bulmak daima mümkündür.

Nefret insanlarının tuzağına düşmemek gerekmektedir; keza sevgiyi yaşamak güç değildir. Ruh ve beden, sevgiye ayarlı yaratılmıştır. Sürekli Allah’ın lehinde düşünmek, gelişen olayların hikmetli birer imtihan olduğunu fark edebilmek, Allah’ın sevgisine ve korumasına güvenmek, bütün yolları açacaktır. O zaman insan, asıl zor olanın nefret olduğunu, ruh ve bedenin yadırgadığı bir ruh halinde yaşamanın eziyet olduğunu daha iyi anlayabilecektir. Şu da unutulmamalıdır ki, sevgiyi yaşayan ve yaşatan bir insana Allah, dünyayı da ahireti de güzelleştirir. Çünkü sevgi talep ederek o, bu duayı etmiştir. Allah, dualara icabet edendir.

Sevgiyi kendi ruhumuzda hakim kılmak şarttır; ama yeterli değildir. İnsanları da güzelliğe çekebilmek, önemli bir ibadettir. Nefretin oluşturduğu kalitesizliği, terörü, yıkımı, zorbalığı, savaşı durdurmak için ise insanları “eğitmek” gerekir. Yanlış inançlar ortadan kaldırılır ve yerine doğrular getirilirse, yanlış inançların doğurduğu felaketler de ortadan kalkacaktır. İnsanlara bu dünyada başıboş olmadıkları, tesadüfen var olmadıkları, bir amaç uğruna yaratıldıkları anlatılmalıdır. İnsanlar, kendi hayatlarından, gördüklerinden, düşündüklerinden ve eylemlerinden sorumlu olduklarını bilmeli ve “insan hayatının bir böcek kadar değersiz olduğu” fikrinden kurtulmalıdırlar.

Sonlu değil sonsuz birer varlık olduklarını, hayatlarının bu dünya hayatı ile son bulmayacağını, yok olup gitmeyeceklerini bilmelidirler. Savaşarak, ezerek, kavga ederek değil; severek, şefkat göstererek, fedakarlıkta bulunarak güzelleşeceklerini öğrenmelidirler. Savaşmayı makul gösteren her ideoloji büyük bir yalandır. İnsanlar, ancak ve ancak kendi yaratılışlarına yani sevgiye uygun davrandıklarında mutlu yaşarlar. İlerlemek, güzelleşmek ve mutlu olmak istiyorlarsa sadece sevgiyi ayakta tutmalı ve Allah’ın Kuran’da, Tevrat’ta ve İncil’de övdüğü bu güzel ahlakı yaşamalıdırlar.

Yüce Rabbimiz bir Kuran ayetinde şöyle buyurmaktadır:

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96)

ADNAN OKTAR: İncil’de Allah’ın güzel hükümleri vardır ve Kuran’da İncil’den “nur ve hidayet kaynağı” olarak bahsedilir. Tevrat için de aynı şey geçerlidir. (Petrus’un Birinci Mektubu, Bap 2, 15-17: Allah’ın kulları gibi iyilik işleyerek, akılsız adamların cehaletini susturun. Bütün insanlara hürmet edin. Kardeşliği sevin. Allah’tan korkun…) (21 Mart 2017, A9 TV)

Kuran’da Tevrat ve İncil’e gönderme vardır ama bazı Müslümanlar bunu anlamak istemiyorlar, oysa İncil ve Tevrat okusalar ufukları geniş olur. (29 Aralık 2016, A9 TV)

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)