Şikayet etmeyin şükredin.

Adamlık dini içinde ömrünü geçirip yaşlanmış olan insanların uyguladıkları özel adamlık dini davranışları vardır. Bunlardan biri de sürekli şikayet etmektir.

Yaşlı insanların sürekli şikayet eden konuşmalarına mutlaka rastlamışsınızdır. Çoğu zaman sağlık sorunlarından, bazen de çevresindeki insanlardan şikayet ederler. Dizlerinin, bellerinin ağrımasından, iştahsızlıktan, uykusuzluktan ilgisizlikten vb. sürekli şikayet ederler, “söylenirler”.

Şikayetleri esnasında söylediklerinin belki de hepsi doğrudur. Yaşlılık vücudun iyice yıpranmış olduğu zor bir dönemdir ve yaşlı insanlar gerçekten büyük şefkatle yaklaşılması gereken insanlardır.

Ancak bu insanların sürekli şikayet eden üsluplarının arkasında çok farklı bir mantık vardır. Bu kişiler, sürekli şikayet ederek çevrelerindeki kişilerin ilgi ve şefkatini kendi üzerlerine çekmeyi amaçlarlar.

Şikayet ederken ayrıntılı adamlık dini yöntemleri uygularlar. Örneğin başta, söylemek istemiyormuş gibi bir izlenim bırakmaya mutlaka dikkat ederler. Sağlıkları sorulduğunda “ahh yavrum hiç sorma” gibi bir ifadeyle karşılarındakinin acıma hissini  ve konuya ilgisini arttırırlar.

Eğer sağlıkları sorulmadıysa hal ve tavırlarıyla hasta olduklarını belli ederek insanların kendilerine yönelmesini ve sormasını sağlamaya çalışırlar. Konuşmalarında ise sürekli ağrılarından, çabuk yorulmalarından, içtikleri ilaçların tatsızlığından vb. söz ederler. Öyle ki artık her konuşmaları şikayetlerden ibaret hale gelir.

Elbette insanların sağlık sorunlarını anlatmalarında yanlış bir şey yoktur. Ancak cahiliye toplumunda yaygın şekilde görülen bu davranışın yanlış olmasının asıl nedeni arkasında yatan niyettir. Bu kişiler sağlıklarına çözüm bulunması gibi bir niyet taşımadan yalnızca ilgi çekmek amacıyla hareket ederler. Çevrelerindeki insanların sürekli kendileriyle ilgilenmesi için bu davranışı sergilerler.

Oysa iman sahibi bir insanın yapması gereken zorluklar karşısında sabır göstermek, dert ve sıkıntılarını Allah ile paylaşmaktır. Müminler, sağlıkla ya da herhangi bir konu ile ilgili sorunlarını yalnızca eğer çözüm elde edeceklerse paylaşırlar.

İnsanların ilgisini kendi üzerlerinde toplamak için nefsanî yöntemlere başvurmaya asla tenezzül etmezler. Aksine, müminlerin en az vaktini alacak çözüm yolları bulmaya çalışırlar. Çünkü müminler, her an Allah’ın rızasını kazanma çabası içinde olduklarından, vakitleri çok değerlidir ve dikkatleri her an dine hizmet adına yaptıkları faaliyetler üzerindedir.

Buna karşılık Allah müminleri birbirleriyle destekler. Müminler, sağlık ya da herhangi bir başka konuda ihtiyaç içinde olan kardeşlerine var güçleriyle destek olurlar.

Cahiliye toplumlarında görülen şefkatsizlik ve bencilliğe, yine cahiliyenin vicdandan uzak yöntemleriyle çözüm bulmaya çalışan insanlar, kendi kendilerini bir çıkmaza sokarlar. Şefkat görmek için türlü oyunlar oynarlar ancak yine de ihtiyaç duydukları ilgiyi göremezler. Bu, Allah’ın sevdiği tavrı göstermemenin dünyadaki bir cezasıdır. (En doğrusunu Allah bilir.)

Şikayet eden bir üslup kullanmak, Allah’ı aşkla seven ve O’nun dilediği kaderden razı olan müminlere yakışmaz. Yaşlılığın tüm zorluklarını hissetseler de Allah’tan razıdırlar ve Allah’a karşı müteşekkirdirler. Buna karşılık Allah müminleri yaşlandıklarında en güzel muamelelerIe, güzel sözlerIe ve şefkatle karşılaştırır.

Allah’ın Kuran’da yaşlılara gösterilecek şefkat hakkındaki emirleri şöyledir:

Rabbin, O’ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.” (İsra Suresi, 23-24)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir