Ramazan biterken

Adnan Oktar’ın Gulf Daily News’de yayınlanan makalesi:

gulf daily_news_adnan_oktar_ramadan_reflections

Sayılı gün çabuk geçer. Gözümüzü bir açtık, Ramazan’ın ilk günü, Müslüman alemini bir heyecan ve coşku sarmış. Heryerde hazırlıklar yapılıyor. İnsanlar bir sene daha bu güzel ayı yaşıyor olmanın mutluluğu içindeler.  Gözümüzü bir açıp kapadık, bir anda koskoca bir ay geçmiş. Sahurlar yapılmış, niyetler edilmiş, iftarlar hazırlanmış, oruçlar açılmış. Ve işte 2015 yılının Ramazan ayı da bitmek üzere.

Çocukluğunda Ramazan’ı yazın yaşamış kişilerin birçoğu şu an 40’lı yaşlarında. Sadece 33 yılda bir Ramazan ayı yaz aylarına denk geliyor. Bir daha belki de 70’li yaşlarında Ramazan’ı yazın karşılayacaklar. Çünkü Ramazan gitgide ilkbahara ve kışa doğru gerilemeye başladı.

Yaz Ramazanlarının tadı ayrı bir güzel oluyor. Özellikle yazın kurulan iftar sofraları, gün batımının gökyüzünde oluşturduğu müthiş renk cümbüşünü izlerken açılan oruçlar ruhlara ayrı bir lezzet katıyor. Yaz aylarının dingin akşamlarında okunan ezanın sesi apayrı bir etki uyandırıyor bütün Müslüman aleminde. Açık havada ılık esinti altında yenen iftar yemekleri çok önemli bir keyif oluşturuyor insanlarda.

Sadece Müslümanlar değil, dünya üzerindeki hak dinlerin hepsi bu güzelliğin tadını biliyor. Müslüman olmayanlar da farklı zamanlarda aynı manevi lezzeti  yaşıyorlar oruç tutan Müslümanlarla. Aynı manevi duyguları paylaşıyorlar Müslümanlarla. O yüzden aslında bütün insanoğlu Ramazan’ın ruhlarda nasıl etki uyandırdığını biliyor .

Her güzel şeyin sonu insanların kalbinde bir burukluk hissi yaratır. Bir Ramazan’a daha güle güle derken işte o burukluk yaşanıyor yüreklerde. Bir yanda ibadetlerini yapmış olmanın huzuru ve vicdan rahatlığıyla insanlar bayrama merhaba diyor. Bir yanda da Ramazan ayının o güzel derin, manevi atmosferi de hiç bitmesin istiyor insan.

Birkaç gün sonra Ramazan bayramı. İnsanlar bayram sabahı erkenden camilerde bir araya gelecekler. Birbirleriyle kucaklaşacaklar. Dargınlar barışacak, hastaların hali hatırı sorulacak, aile büyükleri ve yaşlılar ziyaret edilecek. Ve bütün evlerde meşhur bayram sofraları kurulup aile büyükleriyle birlikte topluca yemekler yenilecek.  Bir sonraki Ramazan belki de bazı kişiler artık o sofrada olamayacak. Bunun bilinciyle yeniyor o yemekler bayram sofralarında…

Ramazan bitmek üzere ama;

Yardımlaşmalar bitmesin…

Dostluklar bitmesin…

Karşılıklı sevgi saygı bitmesin…

Aç ve açıkta olanın halinden anlama ruhu tükenmesin….

O güzel muhabbetler hiç bitmesin istiyor insan…

Maneviyet maddiyattan önemlidir, bu anlayış bitmesin istiyor insan.

Sadece tek bir aya mahsus olmasın bu güzellikler, yılın her günü aynı şuur, aynı vicdan hassasiyeti hakim olsun bütün ruhlara…

Sokaklarda dilenen insanlar kalmasın…

Ortadoğu kan ve gözyaşının coğrafyası değil, tarihi güzelliklerin, barışın, sevginin coğrafyası olsun…

Afrika’yı açlıkla, sefaletle değil tabiatıyla, doğal güzellikleriyle hatırlayalım…

Zenginin fakiri ezdiği değil, zenginin fakiri koruduğu bir dünyada yaşayalım…

Ama bunları sadece biz açlığın ne demek olduğunu anladığımızda hatırlamayalım. Her gün bu güzel dünyanın hayaliyle yaşayalım, her gün o dünyayı elde etme gayretiyle yaşayalım.

http://www.gdnonline.com/Details/14034/Ramadan-reflections 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir