Kuran Ahlakından Uzak Bir Tavır: Didişmek

Cahiliye insanlarında sık sık görülen tartışmaların yanında bir de “didişmek” tabir edilen cedelleşmeler vardır. Bu cedelleşmeler esnasında adamlık dinine has üslup ve tavırların pek çok örneği görülür.

Bazen en neşeli sohbetler esnasında bile taraflar birbirleriyle didişmeye başlayabilirler. Yüzlerindeki gülümsemeyi bozmadan birbilerine karşı haklılıklarını ıspatlamak için karşılıklı atışmaya başlarlar.

Bu sahte görünüm altındaki tartışmalarda yalnızca kendi haklılıklarını ortaya koymaya çalışmakla kalmaz, özellikle karşılarındaki kişinin moralini bozacak ifadeler kullanırlar.

Kalplerinde Allah korkusu taşıyan müminler, böyle gizli oyunlara tenezzül dahi etmezler. Elbette dünya hayatında imtihanın bir gereği olarak Müslümanların da anlaşmazlığa düştüğü konular olabilir.

Ancak Müslümanlar böyle durumlarda hiç kimseye fayda sağlamayan ve sorunun büyümesine neden olan basit tavırlar yerine, sorunu çözmeye yönelik akılcı ve vicdanlı davranışlar izlerler.

Haklı olsalar bile alttan alırlar, anlaşmazlığı konuşarak çözerler. Her şeye rağmen anlaşmazlık çözülmediği durumlarda ise çevrelerindeki güçlü vicdana ve derin imana sahip bir kişinin yardımına başvururlar. Bu akılcı uygulama Allah’ın Kuran’da Müslümanlara bir emridir. Nisa Suresi’nde şöyle buyurulur:

…Rabbine and olsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. (Nisa Suresi. 65)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir