İyilik tüm olumsuzlukların üstesinden gelir

Adnan Oktar’ın The Mercury ve Cape Times’da (Güney Afrika) yayınlanan makalesi

Dünyada birçok güzel şey oluyor; sadece çok fazla ilgi çekmiyorlar. Ama ünlü bir hip-hop sanatçısı iyi bir şey yaptığında, medyanın buna mutlata dikkati çekilecektir. Grammy ödüllü 32 yaşındaki Drake, her gün sabah 4.30’da uyanıp akşam 7’de eve dönen, Miami’de ev temizliği yapan 63 yaşındaki Haitili’li kadının yorucu tren yolculuğu ile ilgili haberi okuduğunda harekete geçmeye karar verdi. Drake hizmetine başladı ve Miami’de, yerel yetkililerle birlikte özenle seçilen çeşitli insanlara ihtiyaçlarına göre bir milyon dolara yakın para dağıttı. Bağış yapılanlar arasında, Miami Üniversitesi’nde okuması için 50.000 dolar burs alan Miami Senior Lisesi’nden bir öğrenci, bir evsiz sığınağı ve maddi yardıma ihtiyacı olan çeşitli kişiler ve aileler vardı. Drake ayrıca bir süpermarkete gitti ve megafondan mağazanın içindeki bütün müşterilerin alışveriş masrafını ödeyeceğini açıkladı. Grammy ödüllü sanatçı, aldığı tepkiden çok mutlu olduğunu şöyle yazdı: “Son üç gündür uzun zamandır geçirmediğim kadar iyi vakit geçirdim… İhtiyaç duydukları şeylere sahip olabileceklerini söylediğiniz zaman insanların yaşadıkları neşeyi görmek gibisi yok” ‘Allah’ın planı’ adlı müzik videosunda yaşadığım deneyim, ‘kariyerimde yaptığım en önemli şeydi’.

Aslında bu gibi hikayeler, yani iyi insanların başkalarına yardım etmesi tüm dünyada her zaman oluyor. Ama bunları görmek için özel dikkat vermek gerekiyor. Bu güzel hikayeler, mevcut nefret kültürüne rağmen insanların iyiliğini ve yüreklerindeki sevgiyi kanıtlıyor. Örneğin, ABD, Arkansas’ta işine gitmek için her gün 11 mil yürümek zorunda kalan 21 yaşındaki baba Trenton Lewis’in hikayesini ele alalım. Meslektaşları durumu fark ettiklerinde ona sezdirmeden herkesle konuştular, yeterince para toplayıp ona yeni bir araba aldılar. Bu zor durumundan kimseye bahsetmemişti bile; arkadaşları sadece durumu öğrendiler ve harekete geçmeye karar verdiler. Bu, başka bir koşulsuz sevgi ve iyi niyet göstergesiydi. Sonra, boğulma tehlikesi geçiren iki küçük çocuk ve yedi yetişkini kurtarmaya koşan 80 kişilik insan zincirinin hikayesi var. O an hiç kimse kendini düşünmedi. Zincirdeki herkes kolayca dalgalara kapılabilirdi ama direndiler ve hep birlikte toplam dokuz kişiyi kurtardılar. Başka bir olayda, evsiz bir adam, önünde kalp krizi geçirip yere yığılan 64 yaşındaki bir mimarın hayatını kurtardı. Evsiz adam Austin Davis, sağlık görevlileri gelene kadar on dakika boyunca kalp masajı uyguladı. Yetkililer, Davis’in yardımı olmasaydı mimarın kesinlikle öleceğini söylediler. 18 dakikalık ilave profesyonel müdahaleden sonra kalbi tekrar atmaya başladı. Çin’deki bir başka adam, üçüncü kattan düşmek üzere olan 2 yaşındaki bir kızın hayatını cesurca kurtardı. Kendi hayatını tehlikeye attı ve kızı güvenli bir şekilde yakalamak için pencerenin dışına tehlikeli bir tırmanış yaptı. O sırada olayın filme alınması sayesinde hak ettiği takdiri gördü.

Ülkelerini sonu gelmeyen bir iç savaşta kaybettikten sonra mülteci haline gelen milyonlarca Suriyelinin çektiği zorlukları hepimiz biliyoruz. Ama eşit olarak gündeme gelmeyen şey, dünyadaki insanların yardım etmek için onlara nasıl koştuğuydu. Her ırkçı görüşe, reddedişle dolu her soğuk yüze karşılık, binlerce konuksever yüz ve yardım eli vardı. Sıradan insanlardan Hollywood ünlülerine, ünlü futbolculardan iş adamlarına ve yoksul ailelere kadar birçok kişi evlerini mültecilere verdi. Türkiye, 3,5 milyon mülteciye kapılarını açtıktan sonra, her kesimden Türk halkı, yeni misafirleri için güzel yardımlaşma ve dayanışma örnekleri sergiledi. Örneğin, bir Türk işadamı altı evini mülteci ailelere verdi ve herkesin bir aileyi barındırması halinde hiçbir sorun kalmayacağını söyledi. Bir Yunan belediye başkanı Suriyeli mültecilere boş bir köy tahsis etti ve şimdi 320.000 mülteci halen orada mutlu bir şekilde yaşıyor. Medya, Avrupa’ya ulaşmak için günlerce yürüyen Suriyeli akışını memnuniyetle karşılayan Avrupalılara da fazla ilgi göstermedi. İşe ya da alışverişe giden Avrupalılar, işlerini güçlerini bırakıp su şişeleri, battaniyeler ve mültecilerin ihtiyaç duyabileceklerini düşündükleri şeylerle mültecilere yardıma koştular. Yardıma koşan sadece onlar değildi. Suriye ve Afganistan’dan gelen mültecilere 7/24 destek sağlayan Macar gönüllüler, mültecilere yardım eden İspanyol rahipler, mültecilerin kalacak uygun bir yer bulmalarına yardım eden Almanlar bu hayırsever insanlar arasındaydı.

İyi insanlar her yerdeler, yardımlar yapıyorlar, fedakarlıkta bulunuyorlar, birbirlerini mutlu ediyorlar ve neşeyi paylaşıyorlar. Nefret, yabancı düşmanlığı, İslamofobi ve şiddet kültürünü teşvik etmek ve yaymak için ısrarlı çabalara rağmen, insanların çoğu bu olumsuzluklardan etkilenmeyi reddediyor. Sadece birbirlerini görmeleri ve bağlantı kurmaları gerekiyor. Farklılıkları bir kenara bırakmaları ve farklılıkları Allah’ın yarattığı güzel bir zenginlik olarak görmeleri gerekiyor. Paylaştıkları ortak değerleri görmeleri ve dünyaya sevgi ve nezaketleriyle önderlik etmeleri gerekiyor. Bu gerçekleştiğinde ve ortak özellikler temelinde bağlantı kurduklarında, dünya çapında tüm medya ve hükümetler onları fark edecek ve onların önderliğini takip etme konusunda cesaretleneceklerdir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir