Adamlık Dininde Öfke Pozları

Adamlık dininde insanların “işlerine gelmeyen” bir durum söz konusu olduğunda o ortamdan kaçmak için uyguladıkları özel taktikler vardır. Örneğin nefislerine ağır gelen bir gerçek kendilerine açıkça söylendiğinde o konuşmanın hemen sonlandırılması için aşamalı taktikler uygularlar.

Önce adamlık dinine has bir pozla sinirlenmeye başlıyormuş gibi yaparak karşılarındaki kişinin konuşmayı hemen sonlandırmasını beklerler. Bu yöntem işe yaramadıysa bir sonraki aşamaya geçerek sert bir ses tonuyla kısa ve ters ifadelerle karşılarındaki kişiyi susturmayı hedeflerler.

Bu da işe yaramadıysa, o ortamı terk ederler. Kalkıp gitmeden önce masaya bir şeyi atmak ya da masayı itmek vb. adamlık dininin geleneksel tavırlarındandır.

Cahiliye insanları tüm bu tavırları, bu şekilde aşama aşama dozunu arttırarak uygulamayı kafalarında tasarlarlarken böyle sahte bir karakter göstermeleri onları rahatsız etmez.

Bazen bunun sahte bir karakter olduğunu fark etmezler bile. Çocukluklarından itibaren adamlık dininin içinde büyümüşler ve bu davranışları kanıksamışlardır. Tüm bunları neden yaptıklarını sorgulamazlar.

Bu sahte tepkilerin çözüm getirmediğini, aksine sorunların büyümesine neden olduğunu gördükleri halde başka bir yol aramazlar. Çünkü böyle masadan kalkıp gitmek gibi tavırlar uyguladıklarında “adam gibi adam” olacaklarına inanırlar.

Kuran ahlakına uyan insanların hayatları ise bundan çok farklıdır. Akıllarında sürekli ‘Allah’ın sevgisini kazanmak’ olan müminler, çevrelerindeki insanlar tarafından “adam gibi adam” benzeri bir unvan almayı önemsemezler.

Nefsani oyunlar yerine açık sözlülükle duygu ve düşüncelerini insanlarla Kuran ahlakına uygun bir üslupla paylaşırlar. Bu da müminlerin yaşamlarına büyük bir ferahlık kazandırır.

Müminler, karşılarındaki kişi nefislerine ağır gelen bir hatalarını kendilerine söylediğinde, hatayı fark edip çözme imkânı buldukları için memnun olurlar. Nefislerini savunmaya geçmezler. Çünkü nefsin, “var gücüyle kötülüğü emreden” (Yusuf Suresi, 53) olduğunu bilirler.

Karşılarındaki kişinin üslubu sert vb. ise bunu da çeşitli oyunlarla protesto etmek yerine karşılarındaki kişiye daha uygun bir üslubu tavsiye ederek söylerler. Müminlerin eleştiri almaktan korkmayan insanlar oldukları Kuran’da şöyle haber verilmiştir:

Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisi’nin onları sevdiği, onların da Kendisi’ni sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı ise ‘güçlü ve onurlu’, Allah yolunda çabalayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah’ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir. (Maide Suresi, 53)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir